Ramazan Ayı Sohbetleri’ Kategorisi için Arşiv

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 28)

07 Eylül 2010 Yazan Harun Yahya

Yaratılışı Savunanların Etkileri Dünya Çapında Yayılıyor – 05.10.2009 İngiltere/Reuters

Reuters haber ajansının 5 Ekim 2009 tarihli internet sayfasında yer alan bir haberde, Yaratılış inancının gittikçe yayılan etkisine dikkat çekildi. Haberde Harun Yahya’nın eserlerinin bu gelişmedeki etkisine ise şöyle vurgu yapıldı: Neden “bu tartışmayı haber yapıyoruz?” Bunu yapmamızın nedeni yaratılışçıların sayısının çok fazla olması… (Yaratılışçılar) bilim öğretimini sorguluyorlar ve evrimin hiçbir zaman olmadığını ispatladıklarını öne sürdükleri müzeler açıyorlar. Bu haberleri yapmamızın diğer bir nedeni de, etkilerinin diğer ülkelere yayılıyor olması; özellikle Harun Yahya gibi İslami yaratılışçıların çalışmaları yoluyla Müslüman ülkelere yayılması… Bilim adamlarına… felsefecilere ve diğer düşünürlere meydan okuyarak, onları, düşüncelerini gözden geçirmeye mecbur bırakıyorlar… (Yaratılışın) liselerde biyoloji derslerine dahil edilmesine ramak kaldı. http://www.dunyadanyankilar.com

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 28)

Popularity: unranked [?]

Ramazan sohbetleri – 2010 (Gün 27)

06 Eylül 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan sohbetleri – 2010 (Gün 27)

Popularity: 1% [?]

Ramazan sohbetleri -BELGESEL 2010 (Gün 21)

30 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan sohbetleri -BELGESEL 2010 (Gün 21)

Popularity: 1% [?]

Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

30 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Adnan Oktar ile
Ramazan
Sohbetleri 21. Gün


1 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

 

 


 



İnananların Şevkini Artırmanın Önemi



IMG 2188 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]Müminin
üzerindeki sorumluluklardan biri de, konuşmalarıyla tüm inananların şevkini,
coşkusunu ve heyecanını sürekli ayakta tutmaktır. Samimi bir mümin kendi
içinde bu coşku ve şevki her an yaşar, ancak şeytanın müminleri yılgınlığa
düşürmeye, şevklerini ve azimlerini kırmaya çalışacağını da bilir. Bu
nedenle iman edenler, şeytanın oyunlarına karşı birbirlerini destekler ve bu
yönde birbirlerini teşvik ederek şeytanın kışkırtmalarını etkisiz hale
getirirler.



Bunun yanı sıra, şeytanın herhangi bir kışkırtması olmasa bile, Müslümanlar
hiçbir zaman yaşadıkları şevk ve heyecanı yeterli görmezler. Bu heyecanı
sürekli olarak daha da artırarak hem kendilerini hem de birbirlerini daha da
güçlendirmeye gayret ederler. Kuran’da "müminleri hazırlayıp teşvik et"
(Nisa Suresi, 84) sözleriyle hatırlatıldığı gibi, ahirette en güzel
karşılığı alabilmek için ellerinden gelen çabanın en fazlasını göstermeye,
birbirlerini şevkle ve coşkuyla Allah (cc)’ın rızasını kazanabilecekleri
salih davranışlarda bulunmaya teşvik ederler. Cenab-ı Allah bir başka
ayetinde de "…Öyleyse hayırlarda yarışınız…" (Bakara Suresi, 148)
sözleriyle müminlere bu amaç için hayırlı bir yarışa girmelerini
bildirmiştir.



Dünya hayatında Allah’ın insanlar için takdir ettiği ömür süresi son derece
kısadır. Dahası insan hangi gün hangi saat ölümle karşılaşacağını bilemez.
Bu nedenle ağır davranması, Allah (cc)’ın rızasını kazanmak için göstereceği
çabayı "nasıl olsa önümde uzun yıllar var" diyerek zamana yayması son derece
yanlış olur. Tam tersine "belki de bir an sonra ölüm ile karşılaşabilirim"
diyerek her an çok coşkulu, şevkli ve gayretli bir tavır içerisinde
olmalıdır. Müminlerin bu konuda birbirlerine verecekleri destek de çok
önemlidir. Kuran’da haber verilen, "Rabbinizden olan bir mağfirete ve
cennete (kavuşmak için) ‘çaba gösterip-yarışın,’ ki (o cennet) genişliği gök
ile yerin genişliği gibi olup Allah’a ve Resulüne iman edenler için
hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah
büyük fazl sahibidir."
(Hadid Suresi, 21) ayeti gereği, birbirlerine
sürekli olarak ölümün, ahiretin ve hesap gününün yakınlığını, asıl makbul
olanın "hayırlarda yarışıp öne geçenlerden" olmak olduğunu hatırlatırlar.



Kuran’da "Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle)
yorulmaya-devam et."
(İnşirah Suresi, 7) ayetiyle bildirildiği gibi,
birbirlerini Allah (cc)’ın rızasını kazanabilecekleri hayırlı işlerde
bulunmaya, işlerinden boşaldıklarında da yine hemen bir başka faydalı işe
yönelmeye teşvik ederler. Her ne zorluk ya da sıkıntıyla karşılaşırlarsa
karşılaşsınlar, Allah (cc)’ın her zaman için iman edenlerin yanında olduğunu
ve onlara kesin olarak yardım edeceğini hatırlatırlar. En zor şartlarda bile
şevklerini ayakta tutmaları gerektiğini; Allah (cc) için güzel bir sabırla
sabretmenin, Kuran ahlakını şevk ve kararlılıkla yaşamanın ahirette çok
üstün bir karşılığı olacağını anlatırlar.



Kuran’da bildirilen "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman
etmişseniz en üstün olan sizlersiniz."
(Al-i İmran Suresi, 139) ayetini
düşünerek, imanlarının onlara her an doğru yolu göstereceğini ve başarıya
ulaşacaklarını vurgularlar. Dünya hayatında Allah (cc)’ın rızasını kazanmak
için şevkle, heyecanla çaba harcayanlara Cenab-ı Allah’ın ahirette vaad
ettiklerini hatırlatarak birbirlerini daha da şevklendirirler.

 

 


2 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]



FIRAT NEHRİ’NİN SUYUNUN KESİLMESİNİN ARDINDAN TIRMANIŞA GEÇEN PKK TERÖRÜ,
HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR


 


FIRAT
NEHRİ’NİN SULARI ÇEKİLEREK ALTINDAN BİR DAĞ ORTAYA ÇIKACAK
, İNSANLAR
BUNU ALMAK İÇİN VURUŞACAK VE HER YÜZ KİŞİDEN, SADECE BİRİ HAYATTA
KALACAK.
Bu zaman gelinceye kadar kıyamet kopmaz.”


 

(Müslim,
Fiten, 29)


 


 


FIRAT
NEHRİ’NİN ALTIN BİR DAĞ ÜZERİNDEN AÇILMASI YAKINDIR
.

İnsanlar bunu işitince ona yürüyecekler ve onun yanında bulunan insanlar,
‘bundan bir şey alınmasına müsaade edersek, bunun hepsi götürülür’
diyecektir. MÜTEAKİBEN ONUN İÇİN HARB EDECEKLER VE HER YÜZ KİŞİDEN
DOKSAN DOKUZU ÖLDÜRÜLECEK.


 

(Müslim,
Fiten, 29)


 


 


İNSANLAR
ONUN İÇİN HARB EDECEK VE HER YÜZ KİŞİDEN DOKSAN DOKUZU ÖLDÜRÜLECEK
,
ONLARDAN HER ADAM, KEŞKE KURTULAN BEN OLSAYDIM, DİYECEKTİR BUYURMUŞLAR.


  Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

(Sahih-i
Müslim, 11/320)

 

Fırat
Nehri ile ilgili bu hadislerde, ahir zamanda bu bölgede yaşanacak olan 
çatışmalara ve bu sırada çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine dikkat
çekilmektedir. Bilindiği gibi Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesi Hz. Mehdi
(a.s.)’nin çıkış alametlerinden biridir
.

 


 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]Özellikle
Fırat’ın; üzerine kurulan barajlarla, suyunun kontrol altına alınmış olması
yani hadiste kullanılan ifadesiyle “sularının çekilmesi” olayı
basında;

 


“KOCA
FIRAT DOĞDUĞU YERDE DURDU.”

gibi başlıklarla yer aldı.

 

 

Bu
stratejik durum, hadiste bildirildiği gibi, PKK terörünün şiddetini iyice
artırmasına neden olmuştur. Hadiste; HER YÜZ KİŞİDEN DOKSAN DOKUZU
ÖLDÜRÜLECEK
ifadesinin kullanılması ise burada çok büyük bir
katliamın olacağını vurgulamak içindir.



 



http://www.hazretimehdi.com/makale.php?id=13428



 

 

 

 

 


ayetikerimeler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

 

 


 


 


Allah’ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler,
bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için
şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır.
Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
(Al’i İmran Suresi, 180)


 


 


hadisiserifler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

 


 

 

 



"Cimrilik etme ki Allah da sana olan nimetlerinden esirgemesin. Malının
fazlasını saklama ki Allah da fazla olan keremini senden menetmesin."
(Müslim)

 


3 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

MÜSLÜMANLARIN ÜÇ KUTLU MESCİDİ

 

Yeryüzünde
yaşayan bütün Müslümanlar, Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklerine,
Kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmiş, aynı ortak
değerlere gönül vermiş insanlardır. Müminleri birbirlerine yakınlaştıracak
ve kaynaştıracak olan bu ortak değerlerin en önemlilerinden biri de Allah’ın
adının yüceltildiği mübarek mekanlar, mescidlerdir. İslam tarihinde çok
önemli yeri olan üç büyük mescid vardır: Mekke’de Kutsal Kabe’nin etrafında
yer alan Mescid-i Haram, Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Medine’deki Mescid-i
Nebevi… Bu üç büyük mescid İslam tarihinde çok önemli olaylara ev
sahipliği yapmıştır. Bu mescidleri ve etraflarındaki mübarek beldeleri
ziyaret ederken Müslümanların şevk ve heyecanları artar, hamiyet duyguları
kabarır, kardeşlik bağları güçlenir, bu mekanların ziyareti Yüce Allah’a
yakınlaşmaya vesile olur. Bu belgeselde bu üç kutlu mekanın tarihini ve
özelliklerini izleyeceksiniz.

 

www.hazretimuhammed.org

 


4 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]


Türkiye
Yahudilerinin tarihinde ilk defa bir din adamı ailesiyle birlikte Müslüman
oldu
/

www.nethaber.com

/

04.11.2008


 



36 yıl boyunca çeşitli sinagoglarda, son olarak ise Neva Şalom’da hazanlık
(müezzin) yapan Aaron Kohen ve ailesi Ekim ayı başında Beyoğlu Müftülüğü’ne
başvurarak İslam diniyle şereflendiler. Kohen ailesi Kelime-i Şehadet
getirip Müslüman olarak tüm dünyada yaşanan dine dönüş coşkusunun en güzel
örneklerinden biri oldular.yahudimusluman nethaber041108 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]



Türk – Yahudi tarihinde ilk kez Yahudi bir din adamının eşi ve çocuğuyla
birlikte Müslüman olması çok büyük ses getirdi. Aaron Kohen üç dine de
saygısı olduğunu belirterek, “İslam, üç dini de kapsayan mütekamil bir din.
Kuran-ı Kerim’de üç dinin de temel özellikleri mevcut. Ben Tanrı’nın
huzuruna dini bütün bir mümin olarak çıkmak istediğim için İslam’ı seçtim.
Hz. Muhammed’e de çok büyük sevgim ve saygım var" dedi.



Allah tüm insanlara bir nur olarak İslam’ı göndermiştir. Kuran ahlakını
yaşayan insanlar Allah’tan bir nimet olarak dünyada güzel bir hayatla
yaşarlar, en önemlisi ise ahirette Rabbimiz’in rızasını kazanmış olarak
cennetle mükafatlanırlar. Allah tüm inananları Kuran’da şöyle müjdelemiştir:



Sizin yanınızda olan tükenir, Allah’ın Katında olan ise kalıcıdır.
Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle biz muhakkak vereceğiz.
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa,
hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını,
yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)

www.derinAllahsevgisi.com


5 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]


İslam
Dünyasında Yaratılışçılık Yükseliyor - 03.11.2009newyorktimes logo Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]



newyorktimes 021109 2 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]ABD/The
New York Times


 

New York
City’de basılan ve 1 milyon üzderinde tirajı ile ABD’deki en büyük
gazetelerden The New York Times 3 Kasım
2009 tarihinde "İslam Dünyasında Genç Dünya Anlayışı İçermeyen
Yaratılışçılık Yükseliyor"
başlıklı bir habere yer verdi. Haberde Sayın
Adnan Oktar’ın
Yaratılış Atlası
‘na ve Darwin
karşıtı çalışmalarının dünya çapında meydana getirdiği değişime dikkat
çekildi. Söz konusu haberde Darwinizme inanmayanların sayısının gittikçe
yükseldiği, evrim teorisinin öğrenciler arasında daha fazla sorgulandığı
vurgulandı:


Geçen ay bu konuyu görüşmek üzere biraraya gelen uluslararası akademisyenler
MÜSLÜMAN DÜNYASINDA YARATILIŞÇILIĞIN TÜRKİYE’DEN, PAKİSTAN’A VE
ENDONEZYA’YA ULAŞARAK GELİŞTİĞİNİ AÇIKLADILAR
GİDEREK ARTAN SAYIDA
KİŞİ yaşlı dünya anlayışını savunan YARATILIŞÇILARA KATILIYOR

Canlılığı Allah’ın yarattığı ve hayatın tesadüfi olayların rastgele bir
sonucu olmadığı düşüncesinde ısrar ederek biyologlarla tartışıyorlar.


… Türkiye’deki durum farklı ve yalnız geçtiğimiz birkaç on yıl içinde
düşünceler değişikliğe uğradı… Yaşlı dünya anlayışına sahip TÜRK
YARATILIŞÇI HARUN YAHYA’NIN, TÜRKİYE’DE OLDUĞU KADAR BAŞKA YERLERDE DE ÜNÜ
YAYILDI. McGill araştırmacılarının tespitlerine göre, dünyanın dörtte biri
mesafe uzaklıktaki Endonezya’da biyoloji öğretmenlerinin büyük bir kısmı
sınıflarında YAHYA BEYİN YARATILIŞI SAVUNAN KİTAPLARINI KULLANIYORLAR.


Batı’da İslami yaratılışçılığın daha kuvvetli olduğunu gösteren
deliller bulunuyor
. McGill araştırmacılarına göre örneğin Toronto ve
yakınındaki İslami okullarda eğitim gören lise öğrencileri, Endonezya ya da
Pakistan’daki öğrencilerden daha fazla evrimden şüphe ediyorlar…



 
es


http://www.anlamazliktangelmeyin.com/

http://www.dunyadanyankilar.com/haberDetay.php?haberId=1172


6 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

 

 


vizerusya zaman140110a Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]VİZE
KALKIYOR, TİCARİ HEDEF 100 MİLYAR DOLAR

 


Ekin TV, 29 Ocak 2009

Adnan Oktar:
Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam
Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde, evet
ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam
Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper
yapılanması olacaktır bu… Yani aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı
ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar.
Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın
kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları
açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar
bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde
biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim.


MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008

Adnan Oktar:
Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce
sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var.
SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA
BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER
YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin
çirkinliğini görsünler, bize özensinler.

http://www.tarihinenkapsamliyalanidarwinizm.com/

http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-03T13%3A58%3A00-08%3A00&max-results=7

 


7 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]




KASİM




Kısımlandıran, rızıkları, nimetleri adalet, hikmet ve rahmet içinde taksim
edip herkese nasibini verenresim21 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]


Senin Rabbinin rahmetini
onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz
paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü ‘teshir etmesi
için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin
rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır. (Zuhruf Suresi, 32)


Amazon’da yüzlerce sene
dimdik duran ağaçlar, kuzey kutbunda her tarafı buzlarla çevrili bir adada
yaşayan penguen sürüsü, çölde 30 senedir hiç kıpırdamadan duran bir kaktüs,
yağmur ormanlarında taşıdıkları yapraklardan ürettikleri mantarla beslenen
karıncalar ve bunlar gibi milyonlarca yıldır yaşamlarını sürdüren canlılar
ordusu…


Yukarıda sayılan ve
sayılamayan canlıların hepsi yaşamak için beslenmeye muhtaçtır. Kimi
kesinlikle suya ihtiyaç duyarken, kimi senelerce hiç su istemez, birisi
sıcağı severken diğeri sıcakta yaşayamaz. Üstelik hepsinin birarada yaşaması
için bunlar gibi birçok şartın aynı anda oluşması gerekir. Tüm bu canlıları
yaratan Allah, her birinin ihtiyaçlarını ayrı ayrı düzenlemiştir. (www.Allahkorkusu.com)


Allah yarattığı herşeyin
ihtiyacını karşılaması ve rahmetini yarattığı canlılar arasında
paylaştırmasıyla sonsuz şefkatini, merhametini gösterir. Elbette bu canlılar
arasında insan da vardır. Allah insanın yaşayabilmesi için çeşit çeşit nimet
var etmiş, ihtiyacı olan herşeyi kendisine vermiştir. Nitekim bu önemli
gerçeğe Kuran’da şöyle dikkat çekilmektedir:

Size
her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız,
onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir,
pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)

 


8 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]


Müslümanlar, Peygamber Efendimiz (sav)’in tutumunu örnek almalıdırcicekli Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

Adnan Oktar:Bu
yorum farkından kaynaklanıyor, Kuran’ı tam özümsemiş, Kuran’ı tam anlayan,
Allah’ı çok seven, Allah’a aşık olan bir insan sevgiden adeta sarhoş
gibidir. Allah aşığıdır ve her şeye sevgiyle, muhabbetle bakar, yani öyle
parçalayayım, sökeyim, bombalayayım, yıkayım, atayım falan demez. İslam’da
ikna esastır, ikna edersin karşındaki insanı, ikna olmuyorsa da o inancında
serbesttir o insan. Yani dinde zorlama olmadığı açık, zorla bir insanın
inancını değişitirirsen o insan münafık olur. Yani münafık da cehennemin en
derin tabakasına giden, en aşağılık varlıktır, en aşağılık varlıkları imal
eden bir makineye dönüşmüş olur o zaman bu insan. Onun için insanların
dürüst olmasını teşvik etmek lazım. İnanmıyorsa inanmıyorum der, samimi
olarak söyler, o insana saygı duyulur. Yani her insana saygı duyulur, Allah
onu öyle yaratmış çünkü onun kaderi öyle, anlatırsın anlaması mümkünse,
anlamıyorsa da anlamıyordur.ciceksayfasusu Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010] 


Savunma, Peygamber Efendimiz (sav) nasıl yaptıysa, Allah Kuran’da nasıl
belirtiliyorsa o şekilde insan kendini savunur, ama yani gidip çoluk çocuğu,
kadınları gidip bombalamak, kan revan içinde bırakmak bu bence kalleşlik
yani hiç samimi değil yani çok vicdansızca. Kalleşlik başka bir şey değil.
Yani kan revan içinde kadınlar, çocuklar bir zafer midir bu, bu kahpeliktir
başka bir şey değildir. Çünkü benim bildiğim savaş hasmın vardır, çıkar
karşısına der ben senle savaşacağım, o da der ki ben de seninle savaşacağım,
resmi olarak devletler bunu ilan eder ve savaşırsın, kimi Allah galip
getirirse o galip olur. Yenilen de esir konumundadır ve karşı tarafın
hükmünü anlaşmalar dahilinde kabul eder. Bunun dışında sen adamla
anlaşmışsın, barış içinde yaşayacağım diyorsun, kabul ettim diyorsun, devlet
olarak anlaşıyorsun fakat ben aniden bu kararımdan vazgeçtim şimdi seni
gidip bombalayacağım diyorsun, çoluğu çocuğu, kadınları bombalayacağım
diyorsun yani bu hangi vicdana, hangi akla, hangi inanca uygun, yani Kuran
inancına uygun olmadığı açık bunun. Peygamberimiz (sav)’in böyle bir
uygulaması var mı? Yok.

http://www.kurandaihlas.com/


10 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]

RAHMAN RAHİM OLAN ALLAH

Allah’ın
Rahman ve Rahim sıfatı insanın doğumundan ölümüne, hastalıktan sağlığa, tüm
acizliklerde canlı ve cansız varlıklardaki eşsiz güzelliklere kadar tüm
kainatı tamamen sarmış durumdadır. Allah’ın tüm insanlara olan merhameti,
şefkati, sevgisi, yardımı, koruması, lütfu ve bağışlayıcılığı Rabbimiz’in
"Rahman ve Rahim" sıfatının en güzel tecellilerindendir. Bu, iman
sahiplerinin hem kainata hem de tüm canlılara olan bakış açılarını
derinleştirmekte, ahlaklarını güzelleştirmektedir. Yaratıcımızın bu eşsiz
isimlerindeki güzelliği, ferahlığı, hayırları, nimetleri kavramak ve Rahman
ve Rahim isimlerinin İslam dinine hakimiyetini fark etmek, insanın imanda
derinleşmesinde, Allah’ı en güzel isimleriyle tanımasında çok önemli bir
adımdır. 

www.rahmanrahimolanAllah.com


21 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]


9 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri GÜNCEL MAKALESİ 21. Gün [2010]
 

Ağlayıp hainleri sevindirmeyelim

Ne Demişti

Ne Oldu


Kanal 35, 25 Ocak 2009


Adnan Oktar: Ölüm nimettir, olur mu?
Ben mesela bazen görüyorum şehit cenazelerinde ağlayanlar var;
şehit doğrudan cennete gidiyor. Niye ağlarsınız, sevinin, iftihar edin.
Bir kere aileye şeref gelmiş oluyor ve doğrudan cennete gitmiş oluyor
insanlar.
Yani, bu dünyada zorluk çıkmayacak… Zaten
gittiğinde cennette onunla karşılaşacak eğer o cennetlikse ve sonsuza
kadar beraber olacaklar. Daha ne istiyor? Bir de cennete gitmesi
garantili olmuş oluyor Allah’a çok şükür. Bir hayat şeklidir şehitlik,
doğrudan ahirete gitmiş onlar. Önce bir canlı olarak böyle  ayrı bir
yaşarlar, fakat kendilerini bilmez şehitler. Ne ölene, ne şehit
olana ağlanmaz, bu hiç yakışık alacak bir şey değil. İnsan doğduğunda
ağlıyor muyuz biz? Öldüğünde ağlıyoruz, yani doğumu sağlayan da
Allah’tır ölümü sağlayan da Allah’tır. Hepsinde Allah’a tevekkül edip
onu nimet olarak görmek lazım İnşaAllah.


Sabah,
20 Haziran 2010



Bugün,
21 Haziran 2010



 

Popularity: 1% [?]

Adnan OKTAR’la Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

30 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan 2010 – 21. Gün

ramazan2010 anabaslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

ayetikerimeler baslik2010 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Biz, bir ‘oyun ve oyalanma konusu’ olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık. Eğer bir ‘oyun ve oyalanma’ edinmek isteseydik, bunu, Kendi Katımız’dan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık. (Enbiya Suresi, 16-17)

hadisiserifler baslik2010 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var. Sizler ahiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zira bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var amel yok.” [Rezin tahric etmiştik. Buhari, muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir. (Rikak 4)] Hadis No:1973

gununguzelkonusu 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

İnsan her türlü acizliğine rağmen büyüklenir

yaslilik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]Allah insan vücudunu muhteşem bir sanatla yaratmıştır. Bedenen sahip olduğu tüm muhteşem özellikler, örneğin istediği her hareketi kolaylıkla yapabilmesini sağlayan iskelet sistemi, yaklaşık 100 trilyon hücreyi tek tek dolaşarak besleyen dolaşım sistemi, oksijeni taşıyan kan, kanın damarlar içinde dolaşmasını ve vücudun her hücresine ulaşmasını sağlayan kalp, tek bir hücresinde 500 farklı kimyasal işlem gerçekleşen karaciğer ve daha yüzlerce sistem ile bu sistemleri oluşturan sayısız detayın her biri insana dünya hayatında rahat bir yaşam sürebilmesi için Allah tarafından özel olarak bahşedilmiştir.

Ne var ki gözümüzün gördüğü ve görmediği her şeyi ve her noktayı benzersiz ve üstün bir sanatla yaratan Allah, insan bedenine, olanca mükemmelliğinin yanı sıra, türlü acizlikler de vermiştir. Dilemiş olduğu takdirde insan bedenini bu acizliklerden muaf şekilde yaratmaya kadir olan Allah, hiç kuşku yok ki bu acizlikleri özel bir hikmetle yaratmıştır. Nitekim insanın bedenen aciz ve zayıf olarak yaratılmış olmasının çok önemli hikmetleri vardır.

Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olması insanın en büyük aczlerinden biridir. Acıkması, hastalanması, uyuma ve dinlenme ihtiyacı içerisinde olması, soğuktan sıcaktan etkilenebilen hassas bir varlık olması, küçücük bir mikroba yenik düşebilen, en ufak bir soğuk algınlığına dayanıklılık gösteremeyen bir zayıflıkta olması da onu son derece aciz bir varlık kılar. Dünyanın dört bir köşesi eczanelerle, hastanelerle, sağlık kuruluşlarıyla doludur. Bu da insanın aczini tüm açıklığı ile ortaya koyan bir durumdur.

Ne var ki bazı insanlar olanca acizliklerine rağmen sanki bu durumla hiç muhatap değillermiş gibi şımarıp azgınlığa kapılabilmektedirler. Küçük bir dengesizlik sonucu düşüp sakat kalabilecek, vücudundaki trilyonlarca hücreden bir tanesinin bozulmasıyla çok ciddi hastalıklara yakalanabilecek aciz bir varlık iken büyüklenir, başkalarına kendilerini güçlü ve üstün göstermek isterler. Oysa her insan gibi onlar da acz içinde olan varlıklardır.

Bu kişilerin en ağırlarına giden konulardan biri ise ölümdür. Ölümün hatırlatılmasından hiç hoşlanmazlar. Ne kadar görmezlikten gelirlerse gelsinler, ne kadar yüz çevirirlerse çevirsinler ölüm kendilerine hiç beklemedikleri bir anda gelecektir. Bu kesin gerçeğe rağmen aciz bir kul olduklarını yine de kabul etmez, son nefeslerine kadar büyüklenmelerini sürdürürler.

mezar Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
Müslümanlar ise aczlerini bilen, dolayısıyla büyüklenmeye, kibir ve gururlanma hissine kapılmayan insanlardır. Allah’ın her şeyi hikmetle yarattığını bilir, O’na yönelir, yalnızca O’ndan yardım isterler.

(http://www.sahtedunya.com/)

ahirzamanmujdeleri 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Hz. Mehdi (a.s.) canlı internet, televizyon ve radyo ve telefon bağlantıları ile insanlarla konuşur

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: …ONLAR YERYÜZÜNÜN DOĞU VEYA BATISINDA MİHRAP VEYA YATAKLARINDA OLDUĞU HALDE İMAM (A.S)’IN SESİNİ İŞİTİRLER. BU BİR TEK SES ONLARIN HEPSİNİN KULAĞINA GİDER VE HEPSİ ONA DOĞRU HAREKET EDERLER. Çok geçmeden göz açıp kapatıncaya kadar hepsi huzuruna varırlar…”

(Bihar’ul-Envar, c. 53, s. 7)

18resim Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]Hz. Mehdi (a.s.)’ın döneminde insanlar yattıkları yerden, oturdukları koltuktan hatta yüksekçe bir yerde olsalar bile Hz. Mehdi (a.s.)’ın sesini işitebilecekleri bir teknolojiye sahip olacaklardır. Bilindiği gibi günümüzde televizyon, telefon, radyo ve bilgisayar sistemleri hem sesli hem görüntülü canlı yayınları dünyanın dört bir yanındaki kişilere anında ulaştırabilmektedir. Ayrıca hadisteki anlatıma göre insanlar Hz. Mehdi (a.s.)’ın tebliğinin ardından, onun çizgisinde hareket etmeye, o yönde bir ahlak göstermeye başlayacaklardır. Hadisten Hz. Mehdi (a.s.) döneminde insanların istedikleri yere çok kısa süreler içinde ulaşabilmelerini sağlayan süratli ulaşım araçlarının da olacağı anlaşılmaktadır.

Hz. Mehdi (a.s.) zamanında görüntülü telefon ve bilgisayar sistemleri ile de bağlantı kurulacaktır.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) zamanında bir mümin doğuda olsa, batıda olan kardeşi kendisini görür. Hakeza, batıda olsa, doğuda olan kardeşi kendisini görür.”

(Bihar’ul-Envar, c. 52, s. 391)

Peygamberimiz (s.a.v.) bu hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur vakti olan hicri 1400’lerdeki gelişen yüksek teknolojiye dikkat çekmiştir. Öyle ki 21. Yüzyılda üretimi yapılan görüntülü cep telefonları ve bilgisayarlardaki kamera sistemleriyle dünyanın her yerindeki insanlarla istediğimiz an görüntülü bağlantı kurma ve konuşma imkanı doğmuştur. Bu gelişmeyle birlikte Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur vaktini işaret eden bir alamet daha gerçekleşmiştir.

http://www.dabbetularz.net/

hikmetler 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Kral Hamad: Türkiye’nin rolü önemli

Azerbaycan Devlet Haber Ajansı Röportajı, 14 Ağustos 2008

Sunucu: Türkiye’nin yararına mı batıya, Avrupa’ya böyle Avrupa Birliğine dahil olmak?

Adnan Oktar: İşin doğrusu Türkiye, dünyanın en büyük devletidir. Yani, abartmıyorum en büyük devleti. Şöyle olacak, TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’NİN, BÜYÜK TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’NİN LİDERİ OLARAK AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİRECEK TÜRKİYE, O ZAMAN HEM AVRUPA’YI BESLEYECEK, HEM AVRUPA’YI GÜÇLENDİRECEK, hem Rusya’nın beli doğrulmuş olacak, hem Ermenistan rahatlayacak, hem İsrail rahatlayacak, hem Filistin sorunu hallolacak. Yani Türkiye bütün dünyayı kurtaracak bir devlettir. Bütün dünyanın sigortası gibidir Türkiye. Çok hayati bir devlet bunu 10, 20 yıl içerisinde bütün dünya görmeye başlayacak ve bütün dünyayı kardeş haline getirecektir Türkiye. Bu Allah’ın inşaAllah kanunu, kader böyle inşaAllah.

adnanoktar14 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
Türkmeneli TV, 22 Nisan 2008

Adnan Oktar: En mükemmel yapılacak şey Türk İslam Birliği’ni oluşturmaktır. Yani bütün İslam ülkelerinin liderliğini almak, bütün Türk illerinin liderliğini almak çünkü bütün Türk illeri zaten Müslüman genelinde Müslümanlar. Ama aynı zamanda bölgenin de ağabeyi olması Türkiye’nin yani Ermenistan’ın menfaatlerini koruması, onlarında zengin olması için gayret etmesi, İsrail’in menfaatlerini koruması, Filistin’e huzur getirmesi, bölgeye barış getirmesi, her yönden bölge de ağabeylik yapması. Bu en acil görev, bu Avrupa Birliği açısından da çok önemli. Avrupa Birliği’nin terörden kurtulması, terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Bunu bir kere Türk-İslam Birliği çok sağlam sağlar, kesin sağlar. İslam âleminde ki bütün çileler biter, bütün kargaşa biter… Türk İslam Birliği’nin bir gün bile gecikecek durumu yok, hemen olması lazım. Bu herkesin lehine, ne NATO’nun aleyhine, ne Avrupa Birliği’nin aleyhine, bütün dünyanın lehine bu. Çin’de bunda rahat eder, Rusya’da rahat eder, özellikle Rusya çok rahat eder. Avrupa Birliği çok rahat eder, Amerika zenginleşir, güçlenir yani her yönden büyük menfaat ve fayda var bunda. Ama TÜRKİYE’NİN LİDER OLMASI ŞART GÖRÜNÜYOR.

www.turkislambirligimujdesi.com
Yeniasya, 16 Şubat 2010

turkiyeninonemi yasya160210 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Bahreyn Kralı Hamad, Türkiye’nin, AB içinde yer almasının tüm İslam ülkeleri için önemli olduğunu belirrtti. Türkiye’nin Ortadoğu’daki rolünün, çok önemli ve etkili bir rol olduğuna işaret eden Hamad, ‘’Türkiye, Ortadoğu’da etkin rolünü ve varlığını vurguladığı sürece Avrupalılar nezdinde daha güçlü olur. Türkiye’nin, AB içinde yer alması bütün İslam ülkeleri için önemlidir. Hedef; o olmalıdır’’ diye konuştu. Hamad, ülkesinde, Türkiye’ye karşı büyük bir sevgi olduğunu dile getirdi.

dunyadanyankilar 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Müslüman Yaratılışçı İslam’ı Yayıyor, İsa’yı Bekliyor

20.06.2008 – İngiltere/Christian Today

christian today logo Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
Merkezi Londra’da olan ve Hıristiyan dünyasına yayın yapan günlük gazete Christian Today, 20 Haziran 2008 tarihli internet sayfasında Reuters haber ajansının Sayın Adnan Oktar ile yaptığı söyleşinin yorumuna “Müslüman Yaratılışçı İslam’ı Yayıyor, İsa’yı Bekliyor” başlığı altında yer verdi.
Harun Yahya, Müslüman dünyasının en fazla kitapları dağıtılan yazarlarından biri… Din ve bilim hakkındaki gösterişli kitapları ve DVD’leri dünya çapında İslami kitapçılarda satılıyor… ve okuyucularının eserlerini internet sitesinden bedava indirmesine izin veriyor… Adnan Oktar –Harun Yahya müstear ismini kullanan 52 yaşındaki Türk– 768 sayfalık “Yaratılış Atlası” ile Avrupa ve Kuzey Amerika’daki bilim adamlarının ve öğretmenlerin dikkatini çekti.

HZ. İSA MÜSLÜMAN OLARAK GERİ DÖNECEK

Harun, Hz. Musa’nın kardeşi olan Harun’un Arapçasıdır. Yahya da Yahya Peygamber’in Arapçasıdır. “Harun, Hz. Musa’nın yardımcısıydı. Yahya da Hz. İsa’nın yardımcısıydı” dedi Oktar. “Hz. İsa dünyaya geri döndüğünde, biz de ona yardımcı olmak istiyoruz… Bunun bu konudaki duam olduğunu söyleyebiliriz.”

Oktar, ahir zamanla ilgili Kuran ayetleri ve Hz. Muhammed’in hadislerinin, Hz. İsa’nın yakın bir zamanda geri döneceğini ve İslamiyetin kurtarıcısı olan Mehdi’ye, Deccal’in yenilmesinde ve tüm dünyaya İslam’ın yayılmasında yardım edeceğini, ortaya çıkardığını söylüyor. “Şu anki en önemli çalışmamız Hz. İsa’nın gelişi için zemin hazırlamak,” dedi…

christian today 200608 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
(http://www.hazretiisagelecek.com)

sizinicinsectiklerimi 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Darwin Amca Biz Hiç Değişmedik

darwinamcabizdegismedik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15007/
DARWIN_AMCA_BIZ_HIC_DEGISMEDIK_

Çocuklar, çoğu kişi fosillerin evrim teorisini desteklediğini sanır. Çünkü evrimciler onlara böyle söylerler. Oysa bu yanlıştır. Tam tersine fosiller evrim teorisinin olmadığını ortaya koyan en önemli kanıtlardır. Ancak bazı kitaplarda halen evrimle ilgili hayal ürünü hikayeler anlatılmaktadır. Oysa gerçek şudur: 150 yıldır evrimi destekleyecek tek bir kanıt bulunamamıştır. Fosil kayıtları da evrimin olmadığını ortaya koyan en önemli delillerden biridir.

Sevgili çocuklar, bu kitapta fosillerin bize anlatacağı gibi, canlılar günümüzde nasıl mükemmel özelliklere sahiplerse, yüz milyonlarca yıl önce de aynı kusursuzluğa sahiptiler. Hiçbir zaman yeryüzünde evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel canlılar yaşamadı. Allah canlıları bir anda, bugünkü özelliklerine sahip olarak, eksiksiz bir şekilde yarattı. Gelin şimdi bu gerçeği ispatlayan fosilleri hep beraber inceleyelim…

turkislambirliginedogru 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Türk-İslam Birliği Yolunda Ne Gelişmeler Ne Oldu?

Orta Asya ile ilişkiler derinleşerek sürecek

Türkiye, 11 Şubat 2010

liderturk turkiye110210 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kazakistan ziyareti öncesinde Esenboğa havaalanında açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, Orta Asya’nın Türk dış politikasının en önemli stratejik omurgalarından birini teşkil eden bir bölge olduğunu söyleyerek, gelecek aylarda bu bölge ile olan ilişkileri çok daha derinleştirerek sürdürmeye kararlı olduklarını bildirdi.


Sayın Adnan Oktar ne demişti?

Azerbaycan Apa Haber Ajansı, 16 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Türk- İslam birliğinin olmadığı dönem hep acı dönemi olacaktır. Yani bunun çaresi yok. Bunu Kafkaslarda da görürüz, başka bölgede de görürüz, halen görmeye devam ediyoruz. Bunun önü sonu kesilmez, bu kan durmaz. Bunun tek çözümü Türk- İslam Birliğidir. Bunu geciktirmek vebal altında bırakır insanları. Onun için, bizim millet olarak, Türk milleti olarak bunun için var gücümüzle Kazakistan, Azerbaycan, Türkiye, Doğu Türkistan, bütün Türk Devletleri, Kırgızistan, hepimiz bir kere bu birliği acil biraraya gelip halletmemiz gerekiyor. Geçen her gün zararımıza ve aleyhimize olur Allah esirgesin. Bakın bugün Gürcistan’da akan kanlar, Abhazların sıkıntısı, Rusların çektiği ızdırap, bunların hepsinin kökeninde Türk-İslam birliğinin olmaması yatıyor. Türkiye bugün teklif etsin, iki devlet, bir millet olarak Azerbaycan’la birleşelim diye inanın 24 saat sonra bunun cevabı olumlu gelir. İnşaAllah. Suriye ile de öyle, Irak ile de öyle, yani bunu kabul etmeyecek hiçbir İslam ülkesi yok, hiçbir Türk devleti yok. Böyle bir bereketli, güzel, huzurlu birliği birisinin reddetmesi için yani ruhen bir rahatsızlığı olması gerekir. Akıl alacak gibi değil bu. Bütün dünyanın lehine biz bu yolda devam ediyoruz, inşaAllah bu birlik gerçekleşecek bu bunların alameti, Allah gösteriyor. Bu birlik olmadığında neler olur onu göstertiyor. Son olaylar da bunlardan ibaret.

(http://www.onderturkiye.com)

ihtisamliyaratilis 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Canlılardaki Savunma ve Avlanma Yöntemleri
Bakıldığı zaman tamamen boş gibi görünen deniz altı çöllerinin en mucizevi yönü, sakin görüntüsünün aksine hayranlık uyandıran pek çok deniz canlısıyla dolu olmasıdır. Deniz altı çölünde yaşamını sürdüren canlıların bir bölümü küçük deniz kabuklarında saklanır, bir bölümü ortama ayak uydurarak kamufle olur ve birçok canlı da saklanmak için kumun altını tercih eder. İşte bu canlılara örnekler:

Kuma Demir Atarak Avlanan Yılan Balığı

Deniz altı çöllerinde yaşamını sürdüren bir çeşit yılan balığı (Gorgasia), kuyruğu ile kendisini yuvasının bulunduğu kuma sabitler. Yaklaşık 1 metre uzunluğunda olan bu balık, sürekli eğilip bükülerek hem avlanır, hem de kendini düşmanlarına karşı savunur. Ancak kendinden daha büyük bir canlının yaklaştığını sezerse kumdaki yuvasına girerek kendini savunur.

Tehlike Anında Ölü Taklidi Yapan Siyah Ustura Balığı

Suyun altında usta bir savaşçıyı andıran siyah ustura balığı, tehlikeli durumlarda farklı bir taktik uygular.
Düşmanlarından korunmak için kamufle olmayı tercih eden siyah ustura balığı, hemen yan yatar ve sırt yüzgecini açar. Bu hareketiyle kumların üzerinde hareketsiz yatarak çöp yığınıymış görüntüsü verir. Yüce Allah’ın sonsuz ilhamıyla kendini korumak için kamufle olan bu canlı, bu sayede düşmanlardan korunmuş olur.

İki Canlı Arasındaki Ortaklık

karideskayabaligi Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]Kızıldeniz’deki deniz altı çölünün mensuplarından bir tür kaya balığı (Sryptocen-trus ceoruleopunctatus) ve bir Akdeniz karidesi (Alpheus) ortak bir yaşam sürerler. Karides, ortaklaşa kullandıkları yuvanın ağzındaki döküntüleri temizlerken kaya balığı olası tehlikelere karşı nöbet tutar. Karides görev başındayken eğer kaya balığı bir tehlike sezerse gövdesini oynatmaya başlar. Balığın bu uyarısını fark eden karides de yuvaya kaçarak tehlikelerden korunur. Tüm canlılara birbirleriyle iletişim içerisinde olmayı ilham eden, onları bu özellikleriyle yaratan alemlerin Yaratıcısı olan Yüce Allah’tır.

(http://www.hayvanlaralemi.net)

evrimcilerinaldatmacalari 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

”Faydalı mutasyon vardır” şeklindeki ünlü Darwinist iddianın geçersizliği
mutasyon 1 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]Mutasyonların bozucu, öldürücü, yok edici etkisi şu anda bütün bilim dünyasında kesin bilimsel delillerle bilinmesine rağmen ısrarla savunulmaktadır. Bu iddia, aslında bir küçük düşme kaygısından kaynaklanmaktadır. Çünkü Darwinizm yalnızca mutasyonlara bel bağlamış olan bir teoridir. Mutasyonların yıkıcı etkisi bir kere dile getirilirse, bunun Darwinizm’in sonu olacağını tüm Darwinistler bilmektedir.

* Çok defa belirtmiş olduğumuz gibi mutasyonların net etkisi zararlıdır, yalnızca %1 oranında etkisiz olabilirler ki bunların da aslında organizmaya ileriki vadede zarar getirdiği son bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Mutasyonların net zararlı etkisi psikolojik bir savunma değil, bilimin ortaya çıkardığı çok net bilimsel bir gerçektir.

* Darwinistler eğer buna itiraz ederlerse doğrudan bilime itiraz etmiş olurlar. Çünkü burada kişisel bir iddia değil, bilimsel bir sonuç söz konusudur.

* Mutasyonun bir canlıya faydalı bir özellik sunması imkansızdır. Normal şartlarda bir canlı bedenindeki her şey tam bir düzen, simetri ve uyum içindedir. Ayrıca bu sistemler hassas dengelerle bir arada kalan, oldukça ince ayarlarla varlığını sürdüren muhteşem komplekslikte sistemlerdir. Radyasyon gibi etkilerle meydana gelen rastgele müdahaleler, kopmalar, bozulmalar, yer değiştirmeler anlamına gelen mutasyonlar, bu düzen, simetri, uyum ve komplekslik içindeki olağanüstü sistemlere MUTLAKA ZARAR VERİR. Bunun aksine bir şeyi savunmak tümüyle mantığa ayrıca bilime aykırıdır.

mutasyonsematik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
* Çernobil, Hiroşima, Nagazaki’de meydana gelen dehşet verici görüntüler tam olarak mutasyonların meydana getirdiği sonuçlardır. Düzgün yapıdaki organizmalar mutasyonların etkisiyle ölmüş veya şiddetli zarar görmüş, hatta bu zararlı etki sonraki nesillerde de kendini göstermiştir.

mutasyon Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]* Mutasyonlar düzgün bir yapıya adeta makineli tüfekle ateş etmek gibidir. Sağlam bir şeyin üzerine ateş açılması o yapıyı tamamen ortadan kaldırır. Mermilerin tek bir tanesinin etkisiz kalması veya vücuttaki mevcut bir enfeksiyonu yakarak iyileştirmesi bir şeyi değiştirmemektedir. Organizma zaten kendisine isabet eden 99 mermi ile yerle bir olmuştur.

*Darwinistlerin, makro düzeyde bir canlının kendi fizyolojisinden tamamen farklı başka bir canlıya dönüşme senaryosuna mutasyonlarla delil gösterebilmeleri gerekmektedir. Fakat BÖYLE BİR DELİL GETİRMENİN YANINA BİLE YAKLAŞAMAMAKTADIRLAR. Yaklaşamazlar çünkü kendileri de çok iyi bilmektedirler ki, mutasyonlar yıkıp, koparıp, yok etmekte, kimi zaman organizmayı tamamen ortadan kaldıracak örnekler oluşturmaktadır.

(http://www.mutasyonlar.com/)

evrimiyalanlayanfosiller 2010baslik Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

Zebra kafatası

Fosil Bilgisi

Yaş: 70-40 milyon yıllık

Dönem: Kretase-Eosen

Bulunduğu yer: Guang Xi, Çin

SM0937 zebra skull Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

SM0937 zebra skull 1 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

SM0937 zebra skull 2 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]
Evrimcilerin çok uzun yıllardır aradıkları ara geçiş fosilleri hiçbir şekilde bulunamamakta, öte yandan Yaratılış gerçeğini ortaya koyan fosillere her gün bir yenisi eklenmektedir. Resimdeki zebra kafatası fosili de bu örneklerden biridir. Diş ve çene yapısı günümüz örneklerinden farksız olan bu fosil, evrim teorisinin büyük bir aldatmacadan ibaret olduğunu, tüm canlıları Allah’ın yarattığını bir kez daha teyit etmektedir.

www.materyalizminsonu.com

SM0937 zebra1 Adnan OKTARla Ramazan Sohbetleri Makalesi 21.Gün [2010]

http://www.ramazansohbetleri.com/?p=401

Popularity: 1% [?]

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 20)

30 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

http://www.ramazansohbetleri.com/?p=350

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 20)

Popularity: 1% [?]

Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

23 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Adnan Oktar ile
Ramazan
Sohbetleri 14. Gün

 


1 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 


yazar1 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]Kuran’da
hükmedildiği üzere, tüm müminler birbirlerinin kardeşidirler. Her biri Allah
(cc) için yaşamakta, ahrieti hedeflemekte ve dünyadaki imtihan ortamında
yalnızca Allah (cc)’ın rızasını gütmektedirler. Dolayısıyla müminlerin arasında
büyük bir sevgi ve dayanışma, en büyük mümin vasıflarından biri olan tesanüd
(kardeşlik, dayanışma, birliktelik) hakimdir.


Müminlerin arasındaki sarsılmaz tesanüdün tarif edildiği bir ayet şöyledir:



Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin
üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin
arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak
sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı.
Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i
İmran Suresi, 103)


Allah (cc)’ın rızasına uyan ve O’nun kitabına tabi olan Müslümanlar, Allah
(cc)’ın ahlakı ile ahlaklanmış olan değerli insanlardır. Dolayısıyla, Allah
(cc)’ın kendileri için seçip beğendiği ahlakı yaşar, bu sınırların dışına
çıkmaktan kaçınırlar. İşte bu yüzden müminler güzel tavır gösterirler,
mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar. Bu durum, onları doğal olarak
birbirlerine sevgi ile bağlı insanlar haline getirir.


Müminin, Allah (cc)’ın kendisine bildirdiği ahlak özelliklerinden hiçbir zaman
taviz vermemesi çok önemlidir. Çünkü Allah (cc)’ın sınırlarını korumada küçük
bir gevşeklik bile, şeytanın devreye girmesine ve aradaki bu güçlü bağları
zedelemeye teşebbüs etmesine neden olabilir. Bir Kuran ayetinde bu gerçek şu
şekilde haber verilir:

 


Müminler Kardeştirler



Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını
açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi,
53)


Müminler, her durum ve şartta diğer müminlerin üstünlüğünü isteyen, şeytanın
adımlarına uyarak onlarla hiçbir zaman rekabete girmeyen ve hiçbir dünyevi zevk
için bir başka mümine olan sevgisinden taviz vermeyen üstün insanlardır. Asıl
amaçları bu dünyada ahiret için sevap toplamak olduğundan, Kuran’da Allah
(cc)’ın bildirdiği ahlakı yaşamayı en öncelikli tutarlar. Aralarına dünyevi
hırsların girmesine izin vermez, bunlarla zaman kaybetmez, dünya hayatında
kendileri için açık olan ecir kazanma fırsatını, her an büyük bir şevkle
değerlendirirler. Bu, ahirete samimiyet ve içtenlikle inanan, Allah (cc)’ı
kalpten sevip O’ndan gereği gibi korkan müminlerin özelliğidir. Bir Kuran
ayetinde müminlerin Allah (cc)’a olan duaları şu şekildedir:



Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: “Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman
etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin
bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin.” (Haşr
Suresi, 10)

 


2 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


HZ.
MEHDİ (A.S.)’NİN BOYNUNA ASILAN BAKIR LEVHA

 

Ebu Said el
Hudri radıyallahu anh rivayeti; “… DECCAL O MÜMİN KULU KESMEK İÇİN YAKALAR
FAKAT BU SIRADA ONUN BOYNU İLE KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ARASI ALLAH TARAFINDAN BİR BAKIR
LEVHA HALİNE GETİRİLİR DE ARTIK DECCAL O’NU KESMEYE HİÇBİR YOL BULAMAZ. BU SEFER
DECCAL O’NU İKİ ELİ VE İKİ AYAĞI İLE YAKALAYARAK FIRLATIR ATAR. İNSANLAR DECCAL
O’NU BİR ATEŞ İÇİNE ATTI SANARLAR. HALBUKİ O MÜMİN ZAT BİR CENNET İÇİNE
ATILMIŞTIR.

 

(Sahih-i
Müslüm Kitabul Fiten. Bab Hadis No:113-İmam Şarani, Kurtubi Tezkire s. 488)

 

 

Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem sonra buyurdu ki; “İşte Allah Katında şahadet
bakımından insanların en büyüğü o kimsedir.”

 

{Müslim
(4/2256) Ebu Ya’la (2/332, 534) Abd Bin Humeyd (1/282) İbni Mende İman (2/937)
Mecmauz Zevaid (7/337) Mizzi Tehzibul Kemal (24/87, 90)}

 


AYRICA ONU
(HZ. MEHDİ (A.S.)’Yİ) ZİNDANLARINA ATMAKLA BİR ATEŞ İÇİNE ATTIĞINI ZANNEDER.
HALBUKİ ONU CENNETE ATMIŞTIR. ZİRA MÜMİN DECCAL’İN CEHENNEMİNDE OLSA BİLE GÖNLÜ
ADETA CENNETTEDİR.

Müslim-i Şerif’in mütercimi Mehmed Sofuoğlu buradaki cennetin dünya
bahçelerinden bir bahçe olduğunu söyler.

 

(Mehdilik ve
İmamiye, s. 40)

 

• Hadiste
bahsedilen yer, “acı ve zorlukların olduğu bir yer olacaktır”.

 

• Fakat
burası “yeşillik ve bahçelik bir yer olacaktır”.

 

• Allah
sevgisiyle, imanın nuruyla imanlı kişi burada acı çekmeyecektir.

 

• Buranın
aynı zamanda da “el ve ayak bağlanan bir yer olduğu görülmektedir”.

 

• Buradaki
kişilerin “boyunlarına kimliklerini belli eden bakır bir künye
takılmaktadır”.

 

• Burada “kanuni bir dokunulmazlık elde edilmektedir”.

 

Verilen tüm
bu bilgilerden, hadiste muhtemelen sanki bir akıl hastanesinde tutulan bir
kişiden bahsedildiği izlenimi oluşmaktadır.

 


ayetikerimeler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri 1. Gün[2010]

“Ey oğlum,
(yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir
kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile,
Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (herşeyden)
haberdardır.” (Lokman Suresi, 16)

 

 


hadisiserifler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri 1. Gün[2010]

“Allah
için bir derece tevazu eden kimseyi Allah bir derece yükseltir. Öyle ki onu
Firdevs cennetinin en yüksek yerine ulaştırır. Allah’a karşı bir derece kibir
gösteren kimseyi Allah alçaltır. Hatta onu cehennemin en alçak derecesine
indirir. Eğer sizden biriniz kapısı ve penceresi olmayan sert bir kayanın
içerisinde gizli bir şey yaparsa, gizlediği şey ne olursa olsun Allah onu
ortaya çıkarır.” (İbn-i Mace)


3 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


İşitme
sistemi mucizesi

 

Ses,
hayatımıza anlam katan en önemli unsurlardan biridir. Bir an için düşünün;
sessiz bir dünyada yaşamak nasıl olurdu? Hemen arkamızdan yaklaşan büyük bir
tehlikeyi fark edemezdik. Etrafımızdaki gelişmelerden haberdar olamaz, müzik
gibi bir nimeti bilemezdik. Sevdiklerimiz ile iletişim kuramaz,
düşüncelerimizi ifade edemez, bildiklerimizi anlatamazdık. İşitme duyumuzun
temeli olan iç kulak ve beyindeki işitme merkezimiz bir santimetre küpten yani
bir kesme şekerden bile daha az yer kaplar. Çevremizdeki sesleri duymamızı
sağlayan kulağımız son derece karmaşık mekanik, hidrolik ve elektronik
yapıları barındıran minyatür bir mühendislik tasarımı gibidir. Dünya üzerinde
gördüğünüz tüm teknolojik ürünler, plan ve projeler bir birikimin sonucudur.
Oysa kulağın ortaya çıkması, mühendislik bilgisinin çok ötesindedir. Havadaki
başıboş titreşimler değerlendirilerek bir duyu organına kaynaklık yapmaktadır.
Bu, benzersiz bir tasarımdır. İşitme sistemimizin ortaya çıkışı ile ilgili
yapılabilecek tek bir açıklama vardır: Mühendislik başyapıtı olarak
nitelendirilen işitme duyumuz Allah’ın “benzeri olmadan yaratma” gücünün
örneklerindendir.

 

 

www.sorular-cevaplar.com

 


4 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 


islam abcnews Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 


Papua Yeni
Gine’de İslam’a Yönelenlerin Sayısı Artıyor

/
ABC
News
/

17.11.2008

 




Papua Yeni Gine’deki pek çok insan artık kilise yerine camide dua etmeyi
tercih ediyor.

 

PYG’de Hristiyanlığı terk ederek
İslamiyeti kabul eden insanların sayısında çok büyük bir artış yaşanıyor.
Malezya’da eğitim gören Khalid, “Birçok Papua Yeni Gineli diğer dinleri
beğenmedikleri için değil, kendilerini daha rahat hissettikleri için İslam’a
yöneliyorlar” dedi.



“İslam ibadetleri diğer dinlerinkinden çok daha kolay. İslam’da siz kendi
kendinizi eğitiyorsunuz ve nasıl dua edeceğinizi öğreniyorsunuz.”



“Allah sadece camide değil, her yerde. Bu yüzden camiye gidemediğimde de, evde
de, bir ağacın altında da, neresi olursa olsun her yerde dua edebilirim.”



“Papua Yeni Gineliler 1980’lerin başında İslam’a inanmaya başladılar ve şu
anda aynı anda tüm kasabalardan gelen raporlara göre 4.000’den fazla inanan
var.”



“İslamiyet yayılmaya başladığında, 20-30 yıl içinde tüm Papua Yeni Gine’nin
İslam’ı kabul edeceğini tahmin ediyordum.”



Khalid, Papua Yeni Gine’de İslam’a bakış açısının değişeceğini ve İslam’a
inananların artacağını söyledi.



1980’li yıllardan bu yana Papua Yeni Gine’de Müslüman olanların sayısı hızla
artmaktadır.

www.islaminyukselisi.com

 


5 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


Belçika/De
Morgen



malayalam ocak2010 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


Kerala
Eyaleti’ndeki ISM Konferansı – 01.01.2010


Hindistan

 


Hindistan’ın Kerala Eyaletinde faaliyet gösteren İslami organizasyonun gençlik
kolu ISM, 1 Ocak 2010 tarihinde başlayan ve
üç gün boyunca süren “İyilik ve Rönesans İçin Gençlik” temalı konferanslarda
Harun Yahya’nın Malayalam dilindeki videoları gösterime sundu. Binlerce
kişinin iştirak ettiği bu etkinliklerde Harun Yahya belgesel filmleri satıldı
ve gün boyunca ayrı bir standa Harun Yahya’nın Malayalam dilindeki
belgeselleri yayınlandı.

http://www.turkislambirligimujdesi.com/

http://www.dunyadanyankilar.com/konferansDetay.php?konferansId=337

 


6 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 

 



28 Mayıs 2008: TÜRKİYE MÜSLÜMANLARA “AĞABEYLİK” YAPSIN

Lübnan
İslami Amel Partisi Lideri Fethi Yeken’in açıklamaları:


“Türkiye’nin bölgedeki öneminin de altını çizen Yeken, TÜRKİYE’DEN MÜSLÜMAN
ARAP DEVLETLERİNE “AĞABEYLİK” YAPMASINI BEKLEDİKLERİNİ söyledi. Türkiye’nin
gerek stratejik konumu, gerek tarihi birikimi ile Arap Birliği’ne önderlik
edebilecek durumda olduğunu anlatan Yeken, “Yiğit düştüğü yerden kalkar”
diyerek Osmanlı’ya atıfta bulundu.”

http://www.kurandanbilgiler.com/

http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/19715/2008_DEN_2010_A_TURK_-_ISLAM_BIRLIGI_YOLUNDA_DUNYADA_YASANAN_GELISMELER

 


7 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 


resim14 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]
HAFID




Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan


O aşağılatıcı, yücelticidir.
(Vakıa Suresi, 3)

Her insan belirli bir zeka
düzeyi, görme, düşünme ve düşündüklerinden çıkarım yapma kabiliyetine
sahiptir. Örneğin kendi bedeninin işleyişindeki kusursuzluğa baktığında
detaylı bir yaratılış görecektir. Bu yaratılışın detaylarındaki akıl
alametlerini düşündüğünde, bütün bunları bir planlayan, tasarlayan ve var eden
olduğunun bilincine varabilir.

Ancak kuşkusuz bu sayılanlar
sahip oldukları yetenekleri kullanan kişiler için geçerlidir. Bir de
karşılaştıkları olaylar üzerinde hiç düşünmeyen insanlar vardır ki bunlar,
yeryüzündeki insanların çoğunluğunu oluştururlar. Daha önce de belirttiğimiz
gibi bu insanlar dünyaya gelir, büyür, herkes gibi sıradan bir hayat geçirir
ve ölürler. (www.sakinunutmayin.com)
Oysa Allah Kuran’da düşünüp öğüt alanları övmüş, diğerlerini ise aşağılık
kılacağını bildirmiştir. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

Onlar,
ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin
yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, sen bunu boşuna
yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru. Rabbimiz, şüphesiz
Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır;
zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” (Al-i İmran Suresi, 191-192)

 


8 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 


14. Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


Komünizm, tüm insanı değerleri ortadan kaldıran bir ideolojidir

ADNAN
OKTAR:
Marksizm’in
geliştiği dönem, Darwinizm’in geliştiği dönem, bilimin çok kısır olduğu,
insanların araştırma gücünün, teknik gücünün çok düşük olduğu bir dönemdi.
Yani cehalet ortamında gelişti. Dolayısıyla Darwin’in dayandığı herhangi bir
delil yoktu. Bunlarda bütün teorilerini Darwin’e dayandırdılar, yani çürük
yumurtanın üstüne ev kurmaya kalktılar bunlar. Yumurta da parçalanınca, ev de
gitti aşağı doğru çöktü. Yani, Marksizm’in en büyük açmazlarından birisi, en
zavallı yönlerinden birisi de Darwinizm’in üstüne kurulmuş olmasıdır.
Darwin’in evrim teorisinin üstüne kurulmuştur. Zaten bunu Mao da söylüyor.
“Çin sosyalizminin temeli Darwin ve evrim teorisidir” diyor. Yani ne kadar
çürük, ne kadar bozuk bir sistem üstüne kurulduğunu siz artık buradan
anlayın…. Komünizmin amacı insanları, haşa, hayvan gibi görmek, hayvan
gibi çalıştırmak, onları sömürmek, insan yerine koymamak. Onların ruhundaki
yaratıcı gücü, yani telif gücünü yok etmek ve onları robotlaştırmaktır.
Mesela Sovyetler’de komünizm dağıldıktan sonra halkın resimleri var,
fotoğrafları var böyle bakıyor adamlar yani ruh gibi, mahvetmişler adamları.
Mesela bugün Çin’de de gidin insanlara bakın, fotoğraflara bakın insanlıktan
çıkmış durumda yüz ifadeleri mahvolmuşlar. Yani ne gülmeyi biliyorlar, ne
konuşmadan haberleri var, ne şakalaşabiliyorlar yani ruh sevinçleri, ruh
derinliklerini mahvetmiş komünizm. Yani adeta insanlıktan çıkmış durumdalar.
Şeytan kendi sistemini kurmuş. Kimini sosyalist yapmış, kimini faşist
yapmış, kimini satanist yapmış, kimini iddia edilen Ergenekoncu yapmış. Kan
dökme sistemini ve acı verme sistemini sevgisizliği, ruhsuzluğu, hayat
neşesini, ortadan kaldırmayı insanlara sunmuşlar. Ve insana değer vermeyen
sistemlerdir bunlar. İnsanı insan olarak görmeyen, onların ruhu olduğunu
kabul etmeyen sistemlerdir. İnsanı makine olarak gören eşya, taş gibi gören
insanlardır. Ve sistemlerdir, düşüncelerdir ve insanlığı mahvetmişlerdir.
İşte Hz. Mehdi (as) bu belayı, bu heracifi, bu kiri, bu rezilliği ortadan
kaldıracaktır. Bu zulme bir son verecektir. Allah’ın vesile etmesiyle
inşaAllah.

http://www.komunizm.com/

 


10 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

 



14.. Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


SESLİ
ANLATIMLAR

Harun
Yahya’nın sayıları 6.000′i aşan dev makale külliyatını bundan böyle
seslendirilmiş şekilde kolayca dinleyebileceksiniz. Sizler için hazırladığımız
bu sitedeki ses dosyalarını topluca bilgisayarınıza indirerek mp3 çalıcınıza ya
da CD’ye kaydebilir, günlük hayatın hızlı temposunda müsait zamanlarınızı Harun
Yahya’nın makalelerini dinleyerek değerlendirebilirsiniz.


www.seslianlatimlar.com

 


9 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]

15 bin şehit yakını ev sahibi oldu

Ne Demişti

Ne Oldu


Adnan
Oktar’ın 15 Ağustos 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından



Çay TV, 11 Mart 2009


Adnan Oktar: Bir de gazilerimiz bizim unutulmuş
vaziyette oluyor. Biz gazileri göremiyoruz. Gazi, selamünaleykum
diyecek pastaneye girecek gelip oturacak, millet eğilip alnından
öpecek onu. Ondan para alınmaz. Mesela taksiye bindi, para yok.
Mesela mağazaya girdi, para yok. Gaziden para alınmaz, o madalyayı
takacak, biz göreceğiz onun madalyasını. Mesela kolu kopmuş, o
kopmuş kolundan öpecek insanlar. O bir aslan o, niye evinde
oturtalım biz gaziyi; lütuf olarak değil bu hak ettiği için, aslan
olduğu için bu inşaAllah. Veyahut uçağa bindi, niçin para alınsın,
bedava, her yerde bedava olacak. Yahut gitti bir gömlek aldı,
ayıptır yani mağazada oturup ondan, gaziden para alınır mı? O
bereket getirir, güzellik getirir. Bitti diyeceksiniz, gel bir
sarılayım diyeceksin, Allah selamet versin. Mesela bazısı tekerlekli
arabayla geliyorlar, kimisi de koltuk değneğiyle geliyor, aslan
onlar. Turistik tesisler, hepsi bedava olması lazım onlara. Aksi çok
acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar. Bütün ömürleri evlerinde
geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara. Hele şehit ailelerine her yerde
böyle muhabbet, coşku, her yerde o sevgiyi, o asaletlerini onlara
hissettirmek lazım, kat kat fazlasıyla.Mesela, bir yerde
site yapıyor adam, tatil sitesi yapıyor. On tanesini şehit
ailelerine ayırır. Yahut 20 tanesini, Allah rızası için, bu bereket
bolluk getirir, güzellik getirir. Allah kat kat fazlasını verir. Ve
öyle bir sitede 10 tane şehit ailesinin oturması oraya büyük bir
bereket ve güzellik getirir, bu çok büyük bir nimettir. Yani, çok
şerefli bir görünümleri olur şehit ailelerinin. Onların bir heybeti
oluyor, güzel bir sükseleri var; yani manevi sükseleri var, insan
hayranlıkla bakıyor. Gazilere de şehitlere de olağanüstü ilgi ve
ihtimam gerekiyor.



Vakit, 15 Ağustos 2010



sehityakiniEv vakit150810 Adnan Oktar ile Ramazan  Sohbetleri Güncel Makaleleri 14. Gün [2010]


Harun Yahya - Ne Demişti, Ne Oldu?

Ne Demişti, Ne Oldu? listesi için tıklayın

 

Popularity: 1% [?]

Adnan OKTAR’la Ramazan Ayı Makalesi [14.gün.]2010

23 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan 2010 – 14. Gün

 

 


Size
verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli
faydalanması)dır. Allah Katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir.
(Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir. (Şura Suresi, 36)

 

 



"Müminin şerefi dini, asaleti güzel ahlakı, mürüvveti de aklıdır." (İbn
Hıbban, Hakim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt,
Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111-112)

 


 


İman
eden insanın hayatının her anı güzel geçer


Gerçek şu ki, kesin ve güçlü bir imanla iman eden bir insan, hayatı iman
etmeyen insanlardan çok farklı algılar ve yaşar. Her an mutlu ve neşeli
olmaları, hiçbir şeyden dolayı üzülüp kederlenmemeleri, hiçbir şekilde
ümitsizliğe kapılmamaları, hiçbir sebeple morallerinin bozulmaması, olumsuz
gibi görünen şeyler başlarına geldiğinde dahi son derece rahat ve huzurlu
olmaları iman edenler ve iman etmeyenlerin arasındaki farklılığı vurgulayan
en net örneklerdendir.

Bazı
insanlar, Allah’ın emir ve tavsiyeleri doğrultusunda yaşadıklarında kendi
akıllarınca mutsuz olacaklarını sanarak din ahlakından uzak dururlar. Oysa
asıl, bu nedenle mutsuz olurlar. Mutsuzluklarının sebeplerini de bir türlü
anlayamaz, suni yöntemlerle buna önlem almaya çalışırlar. Ama ne yaparlarsa
yapsınlar gerçek anlamda mutlu olamazlar. Gerçek mutluluk, ancak Allah’a
yönelmekle yaşanır.

İman etmeyen insanlar iman edenlerin her an mutlu, neşeli, tevekküllü
tavırlarına çok şaşırır, bunun ardındaki sebebi bir türlü kavrayamazlar.
Özellikle de Müslümanların, başlarına gelen her zorluğa hayır gözüyle
bakmalarını hayretle karşılarlar. Kendilerinin çok çabuk mutsuzluğa,
üzüntüye kapılacakları bir olay karşısında Müslümanların üzülmemeleri, her
zaman olgun, sabırlı, itidalli davranmaları, her ne olursa olsun olaylarda
hep hayır, hikmet görmeleri, hayatları boyunca sık sık zorluklarla
karşılaştıkları halde rahat ve huzurlu olmaları onları çok şaşırtır. Örneğin
karşılaştıkları zorluklar peygamberlerin Allah yolunda daha da şevkle
mücadele etmelerine vesile olmuştur. Bu iman, Allah’ın Kuran’da övdüğü,
makbul olduğunu vurguladığı iman şeklidir. Allah bir ayetinde şöyle
buyurmaktadır:


Nice
peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler mücadeleye girdiler de,
Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne
gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever. (Al-i
İmran Suresi, 146)

İşte
gerçek, takva bir Müslümanın hedefi, Allah’tan çok korkan, O’nu çok seven ve
her an Rabbimiz’e bağlı yaşayan Müslümanlardan olmak, peygamberlerin yolunu
izlemek ve imanı, olabilecek en yoğun derecede yaşamaktır. Nitekim bu kısa
ve geçici dünya hayatında Müslümanın üzerine düşen en önemli
sorumluluklardan biri, gücünün yettiği en fazla imana sahip olmak,
erişebileceği en yüksek Allah korkusuna ve en fazla Allah sevgisine sahip
olmaktır. Hiç kuşku yok, daha fazlasına gücü yetebilecekken, daha azıyla
yetinmek, vicdanlı bir Müslümanın önemle kaçınması gereken bir davranıştır.
Ciddi bir çabayla Allah’a yakınlıkta sebat gösteren kişi, mutlaka Allah’ın
dost edindiği kişilerden olacaktır.

(http://www.gercekakil.com/)
 


Hz.
Mehdi (a.s.) Musevileri Hz. Davud (a.s.) ve Hz. Süleyman (a.s.)’ın hükmüyle
yönetecektir

 


Ali ibn-İbrahim babası ibn Ebu Ömer, Mansur’dan, Fazıl el-Aour Ebu
Übeyde’den bildirmiştir:
“PEYGAMBERİN EHLİ BEYTİNDEN KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) GELDİĞİNDE, DAVUD VE
SÜLEYMAN HÜKÜMDARLIĞINA GÖRE YÖNETECEKTİR.”

El-Gaybet-i Numani, s.326



Hz. Mehdi (a.s.), Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyundan olacaktır. Bilindiği
gibi Enam Suresi’nin, 82 – 87. ayetleri arasında peygamberlerin aynı soydan
oldukları bildirilmiştir. Yani tüm peygamberler aynı soya mensupturlar. Bu
nedenledir ki Hz. Mehdi (a.s.) da doğal olarak Hz. Musa (a.s.)’ın, Hz.
Süleyman (a.s.)’ın, Hz. Eyyüb (a.s.)’ın ve Hz. Davud’(a.s.)’ın soyundan
olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde Kitap ehline şefkatle ve
sevgiyle yaklaşacak, onları koruyup kollayacaktır. Bu samimi yaklaşımı ve
ihlaslı tutumu, bazı Musevilerin Müslüman olmalarına vesile olacaktır. Hz.
Mehdi (a.s.) Museviler arasında Tevrat’ın aslıyla hükmedecektir.

http://www.kutsalkitaplardamehdi.com/

 


Hz.
Nuh’un Gemisi bulundu

 


Mavi Karadeniz TV, 10 Şubat 2009



Muhabir: Hemen bir başka izleyicimizin sorusunu sormak istiyorum,
“Nuh Tufanı nasıl gerçekleşmiş olabilir Hocam? Biraz detaylandırabilir
misiniz, Hz. Nuh’un inşa ettiği gemi sizce ahir zamanda bulunabilecek mi?”



Adnan Oktar: Allah-u Alem HEM NUH’UN GEMİSİ BULUNACAK, hem
Musa’nın sandığı bulunacak, hem Tevrat’ın gerçeği bulunacak hatta İncil’in
gerçeği, gerçek İncil bulundu ve Türkiye’de bir önemli resmi binanın gizli
kasasında muhafaza ediliyor.

 


Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009



Adnan Oktar: Cudi dağ. Dağ anlamına geliyor zaten. Herhangi bir
dağ. Allah biliyor yani o emin değiliz yani Cudi dağı olduğundan Ağrı dağı
da olabilir, Cudi dağı da olabilir, başka bir dağ da olabilir.

Bu bölgeden
birisi ama muhtemelen o gemiden parçalar bulunacak Mehdi devrinde,
yani buna işaret var. Yani muhtemelen fosilleşmiş tahtalar, ağaçlar yani o
geminin GÖVDESİNE ait ve bulunduğu yere ait diğer detayları da bulunacak
inşaAllah.


Vatan,
27 Nisan 2010




Vatan, 27 Nisan 2010





www.kuranevrimiyalanliyor.com


61
Yaşındaki Musevi Doktor Müslüman Oldu / Türkiye Gazetesi / 14.01.2010


İsrail uyruklu Alman vatandaşı Ortodoks Musevi Psikolog Doktor Anters Geb
Radojcic, 11 yıldır yaşadığı Manavgat’ta Müslüman oldu. 2010 yılının ilk
ihtida töreni İsrail uyruklu Alman vatandaşı Anters Geb Radojcic (61) için
düzenlendi. Fatma ismini alan Radojcic öldüğü zaman 11 yıldır hayatını
paylaştığı, Haziran ayında vefat eden eşi Barış Türker’in yanına defnedilmek
istedi. Radojcic, şöyle konuştu:


“Müslüman komşularımın yakın ilgi, sevgisi ve içten davranışı İslam dinini
araştırmama vesile oldu. Beş yıldır düzenli bir şekilde Almanca Kur’an
okuyordum. Kaybettiğim sevdiklerime yeniden kavuşmayı, öldükten sonra
yeniden dirilmeyi öğrendim. Yeniden dirilmeyle moral buldum. Sürekli dua
ettiğim Rabbime yöneldim ve Müslüman olmaya karar verdim.”

(www.islamahizmet.com)
 



Tesadüf Yalanı



www.tesadufyok.com


Günümüzde birtakım kişiler, ağaçların, kuşların, bulutların, evlerin,
arabaların, sizin, yakınlarınızın, çevrenizde gördüğünüz diğer insanların ve
canlı cansız herşeyin, kısacası içinde yaşadığınız kainatın kör tesadüflerin
eseri olduğunu iddia ederler. "Materyalist-Darwinist" olarak bilinen bu
kimseler tesadüfleri üstün bir akıl gibi sunan, art arda meydana gelen
milyonlarca tesadüfün toplamını "yaratıcı bir güç" olarak gösteren batıl bir
fikrin savunucularıdır. Materyalist-Darwinistlere göre tesadüfler, dünyadaki
bütün insanların aklından çok daha büyük bir akla sahiptirler. Yüz binlerce
yıldır gelip geçmiş ne kadar insan varsa, hepsinin beynini, aklını, düşünme
kabiliyetini, muhakeme ve hafıza gücünü, fiziksel özelliklerini ve daha
yüzlerce binlerce özelliğini şekillendiren gücün, "tesadüf" isimli bir
"deha" olduğunu iddia ederler.

Bu sitede, kendilerini tesadüf çıkmazının içine sokarak, çevrelerindeki
yaratılış delillerini inkar edenlerin, kendilerini ve içinde yaşadıkları
evreni yaratan Allah’ın apaçık olan varlığını kabul etmemek için ne tür bir
mantık bozukluğu içinde olduklarına hep beraber şahit olacağız.
 


 


Türk-İslam Birliği Yolunda Ne Gelişmeler Ne Oldu?



Türkiye, Avrupa için örnek ülke



Vakit, 17 Mart 2010

 



Sayın Adnan Oktar ne demişti?

 


Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008




Adnan Oktar: Türkiye’nin anlattığı ve yaşadığı
İslam anlayışı Avrupa için çok güzel bir model oldu.
Avrupa
Türkiye’yi bu konuda güzel görüyor, faydalı görüyor; yaşanan İslam
modelini de dünya için ideal görüyor. Bu zaten konuya tam bir
çözüm getirmiş oldu. Türkiye’nin önderliğinde aydın, akılcı, samimi bir
İslam anlayışı bütün dünyaya hakim olacak inşaAllah.


 



Başkent TV, 13 Ocak 2009

Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi,
kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı
savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir.
Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet
tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden
ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi
yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor,
Iraklılar istiyor, Mısır istiyor,
İran istiyor, hatta
Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu
Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine,
Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri
bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi
seviyor.

 




Azerbaycan ATV, 27 Ağustos 2008



Adnan Oktar: Türkiye İslam alemi için gerçekten örnek
bir ülke. Yani, hem Türk milliyetçiliğini güzel anlayan ve güzel
uygulayan, İslam’ı da çok güzel anlayan ve çok güzel uygulayan, laikliği
de güzel özümseyen bir yapısı var.
Fakat, İslam dinini
gerçekten en iyi uygulayan, en iyi yaşayan ülke olduğunu bütün İslam
ülkelerinin hepsi kabul eder. Yani gerek temizlik olarak, gerek anlayış
olarak, gerek yaşantı olarak, gerek takva olarak hakikaten çok titizdir
Türkiye. Belki bu Osmanlı mirası olduğu için Osmanlıdan gelen alimlerin
etkisi de olmuş olabilir. Allah bir şekilde bu güzelliği meydana
getiriyor o yüzden Türk-İslam aleminin liderliğine de Türkiye’nin çok
uygun olduğunu düşünüyorum.

(http://www.turkislambirliginedavet.com/)

 


En
Büyük Kromozomun Şifresi Çözüldü


Bilim
adamları, insandaki en büyük kromozom olan ve “hayatın kitabı” olarak
adlandırılan “kromozom 1”in şifresini çözdü.

1990′lı yıllardan beri yürütülen bilimsel projenin başkanı, 3141 genin
bulunduğu kromozom 1′in kanser, Alzheimer ve Parkinson gibi 350 hastalıkla
bağlantılı olduğunu söyledi.

İnsanın genetik şifresinde yüzde 8′lik bir kısmı oluşturan kromozom 1, diğer
kromozomların yaklaşık iki katı gen içeriyor. Kromozom 1′in genetik
şifresinin çözülmesiyle elde edilen bilgilerin, bilim adamları tarafından
kanser, otizm, zihinsel ve diğer hastalıkların teşhis ve tedavisinde
kullanılabileceği belirtiliyor.
 

İnsan
genomunda yaklaşık olarak 20 ila 25 bin arasında genin bulunduğu tahmin
ediliyor. Kromozom 1′in şifresinin çözülmesiyle 1000′den fazla yeni genin
tespit edildiği bildiriliyor.

Hadislerde de haber verildiği gibi, ahir zamanın ve Hz. Mehdi’nin zuhurunun
alametlerinden biri de bu kutlu dönemde "ömürlerin uzayacak olması"dır.
Nitekim tıpta yaşanan bu gibi gelişmeler Peygamberimiz (sav)’in bundan 1400
yılı aşkın bir süre önce haber vermiş olduğu bir bilginin, böylesine açık ve
net olarak gerçekleştiğini göstermektedir. Bu da şüphesiz müminler için çok
kıymetli bir müjdedir.


www.kiyametalametleri.com

 


Mozaik
evrim aldatmacası


Mozaik evrim, vücuttaki her organın farklı zamanlarda, farklı aşamalarla
birbirinden bağımsız olarak evrimleştiği iddiasıdır.

    * Darwinistler bu iddiayı kullanarak “yarı sürüngen yarı kuş bir canlı
göremeyiz çünkü organlar dahilinde bir evrimleşme vardır” diyerek ara fosil
yokluğuna bir kılıf uydurmak isterler.

    * Bu yüzden de mükemmel canlılar üzerindeki küçük detayları evrim delili
olarak göstermeye çalışırlar. Örneğin İda, tamamen mükemmel bir lemur fosili
olmasına rağmen, Darwinistler günümüz lemurlarında olmayan bükülebilen
başparmağı ara fosil olarak göstermeye kalkmışlar, bu ve soyu tükenmiş
canlıya ait bu tip mükemmel özellikleri kullanarak söz konusu lemurun
insanın sözde atası olduğunu iddia etmişlerdir.

Bu
iddia şu yüzden geçersizdir:

    * İda üzerinden yola çıkacak olursak: Darwinistlerin iddiasına göre, o
lemur mükemmel hale gelene kadar her bir organının ayrı zamanlarda mutlaka
evrimleşmiş olması gerekmektedir. Evrimleşen bu ara organların olduğu
fosiller nerededir?

    * Darwinistlerin iddiasına göre bazı organlar evrimleşir bazıları
sırasını beklerken, bu canlının yarı primat yarı lemur olduğu bir aşama
olması gerekmektedir. Bu aşamalar fosil kayıtlarında nerededir?

    * İda, mükemmel görünümünü alana kadar evrimcilere göre milyarlarca
hatta trilyonlarca kere mutasyon geçirmiş olmalıdır. Bu mutasyonların
tamamının faydalı olması gerekir. Ama mutasyonların %99’u zararlı, %1’i
etkisizdir. Dolayısıyla bu kadar fazla mutasyonun bir araya gelip mutlaka
fayda getirecek şekilde organize olması imkansızdır.

    * Darwinistlerin iddiasına göre, canlı mükemmel haline gelinceye kadar
mutasyonların, canlıya yepyeni yapılar ekliyor olması gerekir ki, bir
canlının genetik bilgisine mutasyonların yeni bilgi ekleme imkanı yoktur.

    * Ayrıca buna göre, yavaş yavaş gelişen bir organın fonksiyonsuz olduğu
süre boyunca neden doğal seleksiyon mekanizması ile ortadan kaldırılmadığı
açıklanamamaktadır.

Mozaik evrim iddiası, Darwinist çaresizlikten türetilmiş son derece zavallı
bir iddiadır. Darwinistler tarih boyunca ara fosil yokluğuna çeşitli
bahaneler bulmaya çalışmış (sıçramalı evrim gibi), fakat bu bahaneler
Darwinizm’in ne büyük açmaz içinde olduğunu göstermek dışında bir sonuç
getirmemiştir. Şu anda mozaik evrim iddiasının da durumu budur. Darwinistler
adını ne koyarlarsa koysunlar, iddia ettikleri türden türe geçişlerin
mutlaka ara aşamalarını fosil kayıtlarında bulup getirmeleri şarttır. Eğer
getiremiyorlarsa, ki getiremezler, Darwinist aldatmaca ile insanları
aldatmaya son vermeli, gerçek bilimsel delillere göre hareket etmelidirler.

(http://www.evrimsacmaliklari.com/)
    
 



Yusufçuk


Fosil Bilgisi

Yaş: 125 milyon yıllık

Dönem: Kretase

Bulunduğu yer: Santana Oluşumu, Araripe


Havzası, Brezilya

 

 

 

 


Bugüne kadar, evrimcilerin iddia ettikleri gibi bir sürecin yaşandığını
gösterebilecek tam gelişmemiş, yarım kanatlı, yarım gözlü tek bir tane bile
yusufçuk fosili bulunmamıştır. Bulunan her yusufçuk fosili, bu canlının var
olduğu ilk günden itibaren tam ve kusursuz olduğunu ve soyu devam ettiği
müddetçe de hiç değişmediğini göstermiştir. Resimdeki 125 milyon yaşındaki
yusufçuk fosili de bu gerçeği teyit eden bulgulardan biridir. Günümüzdeki
yusufçukların sahip oldukları tüm özelliklere, 125 milyon yıl önce yaşamış
yusufçuklar da eksiksiz olarak sahiptir. Başta fosil kayıtları olmak üzere,
bilimsel kanıtlar evrim teorisinin geçersiz olduğunu ispatlamıştır. Bunun
anlamı, canlıların sonsuz güç sahibi olan bir Akıl tarafından
yaratıldığıdır. Bu aklın sahibi ise hiç kuşkusuz herşeyin Yaratıcısı olan
Allah’tır.
 

www.evrimcilerinitiraflari.com

 



 


 

12 Haziran 2010

 

Popularity: 1% [?]

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 14)

23 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 14)

Mübarek Ramazan Ayı’nda (Ağustos – Eylül 2010) tüm Türkiye’deki yerel televizyonlarda yayınlanmak üzere hazırlanan “Ramazan Sohbetleri” isimli bu programın hazırlanmasında Harun Yahya’nın eserlerinden faydalanılmıştır.

Popularity: 1% [?]

Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün

23 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Adnan Oktar ile Ramazan
Sohbetleri 13. Gün


1 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün
IMG 3914 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün



Salih Müminler Allah (cc)’ı Herkesten ve Herşeyden Çok Severler


Salih müminlerin Yüce Allah
(cc)’a olan sevgileri çok güçlüdür. Kendilerini yoktan var edenin, sayısız
nimetleri hizmetlerine verenin, onları her an gözetip kollayan ve koruyanın
Cenab-ı Allah olduğunu bilirler. Tüm varlıkların ancak O’nun izniyle hayat
bulduklarına ve yine O’nun dilemesiyle bir gün mutlaka yok olacaklarına, baki
kalacak olanın yalnız Allah (cc) olduğuna iman ederler. Bu gerçeği kavradıkları
için tüm sevgilerini kendilerini yaratan ve tek sahipleri olan Allah (cc)’a
yöneltirler. Öyle ki Yüce Allah (cc)’ı,
gördükleri, bildikleri, kavradıkları herşeyden ve herkesten çok daha fazla
severler.

Kuran’da haber verilen,
“… O, ne güzel mevladır (sahip) ve ne güzel yardımcıdır.” (Enfal Suresi,
40) ayetinde de bildirildiği gibi Allah (cc)’tan daha güzel bir veli ve yardımcı
olamayacağının bilincindedirler. Üstün bir imana sahip olan Hz. İbrahim’in
Kuran-ı Kerim’de yer alan bir duasında da bu anlayış çok açık bir biçimde
görülür:


Ki beni yaratan ve bana
hidayet veren O’dur; Bana yediren ve içiren O’dur; Hastalandığım zaman bana şifa
veren O’dur; Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O’dur; Din (ceza) günü
hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur; Rabbim, bana hüküm (ve hikmet)
bağışla ve beni salih olanlara kat. (Şuara Suresi, 78-83)


Salih müminler, yaratılmış
olan diğer tüm varlıkları da, Cenab-ı Allah (cc)’a olan sevgileri ve
bağlılıklarıyla doğru orantılı olarak severler. İnsanlara olan sevgilerindeki
ölçü, onların Allah (cc)’ın emrettiği ahlakı üzerlerinde ne derece taşıdıklarına
bağlıdır. Yüce Allah (cc)’ın emir ve yasaklarına titizlik gösteren, O’nun
emrettiği ahlakı en güzel şekilde yaşayan kimselere karşı derin bir sevgi
beslerler.


Derin bir imana sahip
olmayan kimselerin ise, Allah (cc) sevgisinde bir zayıflık olduğu görülür. Bu
kimseler, kendilerini yaratan ve hayat verenin, her yerde gözetip kollayanın,
sayısız nimetleri kendilerine bağışlayanın Yüce Allah (cc) olduğunu aslında
bilirler. Ancak hayatlarının büyük bir bölümünde bu gerçeği unuturlar veya göz
ardı ederek yaşarlar. Allah (cc)’ın yarattığı varlıkların Allah (cc)’tan
bağımsız bir güce sahip olduklarını zannederler. Bu nedenle de bu varlıklara
Allah (cc)’tan bağımsız bir sevgi duyarlar. Kuran’da bu kimselerin durumu şöyle
haber verilir:


İnsanlar içinde, Allah’tan
başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi
severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür… (Bakara
Suresi, 165)


Unutmamak gerekir ki,
gerçek sevgiyi yaşayabilmek, dünya üzerinde insana verilmiş en büyük ve en güzel
nimetlerden biridir. Ve bu nimet, Allah’ın samimi ve derin olarak iman eden,
gönülden iman edip teslim olan kullarına bir lütfudur.


2 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


HZ.
MEHDİ (A.S.)’NİN, ”ÜZERİNDE ALLAH’IN ADININ YAZILDIĞI, SARI BEYAZ BAYRAKLARI”
DÜNYANIN DÖRT BİR YANINI SARACAKTIR


Şöyle rivayet
edilmiştir: “Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrib memleketinin en uzak mevkiinden
Hz. Mehdi (a.s.) denilen bir zat çıkacak. Ve ön tarafında kırk mil mesafe olarak
yardım yürüyecek. HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN BAYRAKLARI BEYAZ VE SARIDIR. İÇİNDE
ÇİZGİLER BULUNUR. BAYRAKLARINDA ALLAH’IN İSM-İ AZAMI YAZILMIŞTIR. Onun bayrağı
altındaki hiçbir birlik mağlup edilmez.

(İmam Şarani,
Ölüm Kıyemet Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti’l Kurtubi),
s. 438)

Hadiste ahir
zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’yi insanlara tanıtacak özelliklerden birinin, Hz. Mehdi
(a.s.)’nin kullanacağı “sarı beyaz bayrakları” olduğu haber verilmiştir.
Ayrıca “bu bayrakların içinde çizgiler olacağı ve üzerinde de Allah’ın
adının anıldığı yazılar olacağı” da belirtilmiştir.

Hadisin
anlatımından, bu özelliklerin, Hz. Mehdi (a.s.)’nin insanlara İslam ahlakını
tebliğ ettiği kitaplara işaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu kitaplar beyaz
sayfalardan oluşacak, sarı altın rengi süsleri olacak ve kitabın içinde de
yazılar ve bu yazıları içine alan kenar çerçeveleri olarak kullanılan kenar
çizgileri, resimler ve şekiller bulunacaktır. Ve Yüce Allah’ın adı kitabın her
yerinde yazılı olacak; Allah’ın Büyüklüğü ve Yüceliği bu kitaplarda çok detaylı
olarak anlatılacaktır. Ayrıca hadiste ‘bayrak’ benzetmesiyle anlatıldığı gibi,
bu kitaplar adeta bir ordunun bayrakları, sancakları gibi, ulaştığı her yeri
manen fethetmiş olmasının bir alameti olarak, Hz. Mehdi (a.s.)’nin manen,
kültürel açıdan ve bilgi yönünden fethettiği; yani ateistliği mağlup ettiği her
yerde bulunacaktır.

Hadiste
“onun bayrağı altındaki hiçbir birlik mağlup edilemez” sözleriyle de, Hz.
Mehdi (a.s.)’nin bu eserler ulaştığı her yerde mağlup edilemez bir etki
bırakarak, İslam ahlakının yeryüzünde hakim kılınmasına vesile olacağına işaret
edilmiştir.


ayetikerimeler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri 1. Gün[2010]




Kim tevbe eder ve salih
amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak
Allah’a döner. Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle
karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. Onlar, kendilerine Rablerinin
ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp
kalmayanlardır. (Furkan Suresi, 71-73)







hadisiserifler baslik2010 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri 1. Gün[2010]


“Müjde o
kimseyedir ki sözünün fazlasını tutmuş ve malının fazlasını infak etmiştir.”
(Bezzar)


3 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün

İNSANIN YARATILIŞI

Bu belgesel
insanın nasıl yaratıldığını, hangi aşamalardan geçtikten sonra var edildiğini
anlatıyor. Bu belgesel sizi anlatıyor! Bir zamanlar annenizin karnındaki tek
bir hücreydiniz. Tıpkı yeryüzündeki diğer insanlar gibi. Derken bu hücre
bölündü, iki hücre oldu. Sonra tekrar bölündü dört hücre oldu. Sonra sekiz…
Sonra onaltı… Hücreler çoğalmaya devam etti. Ortaya önce bir et parçası
çıktı. Sonra bu et parçası şekillendi. Et parçasının kolları, bacakları,
gözleri oldu. Başlangıçtaki hücre 100 milyar kat büyüdü, 16 milyar kat kilo
aldı. Önce bir hiç, sonrada yalnızca bir su damlası iken, Allah ardıardına
mucize gerçekleştirdi ve insanı yarattı. Ve insana kendisini nasıl yarattığını
Kuran’da şöyle bildirdi: “İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakalacağını mı
sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak
(embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir düzen içinde biçim verdi.
Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) Ölüleri
diriltmeye güç yetiren değil midir?” (Kıyamet Suresi, 36-40)

www.kurandayaratilis.com


4 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


wwrnews221108(1) Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün




‘Yahudiler ve Müslümanlar Ortak Hedefler



Doğrultusunda Kenetleniyor’ /



WWRNews / 22.11.2008




Müslümanların ve Yahudilerin inançlarında pek çok farklılık o
lsa
da, aslında manen çok fazla ortak yönlere sahipler. Ortak ahlaki değerlere
sahip olmalarının yanında, Müslümanların hak kitabı Kuran’da ve Yahudilerin
kitabı Tevrat’ta; Hz. Adem, Hz. İbrahim ve Hz. Musa ile ilgili anlatılan
konular benzerlik gösterir. Her iki din de bu konuları inançlarının temelinde
tutar.


Etnik
Anlayış Vakfı (The Foundation for Ethnic Understanding), Kuzey Amerika
İslam Toplumu (the Islamic Society of North America), Dünya Yahudi
Kongresi (the World Jewish Congress) ve Müslüman Kamu İşleri
Konseyi’nin (the Muslim Public Affairs Council) sponsorluğu ile, sadece
bir hafta sonu içinde Amerika’nın 20 eyaletinde ve Ontario’da, toplam 50 Cami
ve 50 Sinagog’ta her iki din arasındaki engelleri kaldırmak üzere etkinlikler
düzenlendi. Bu etkinliklerin biri Kol Ami Yahudi tapınağında olurken, diğeri
de Dearborn’daki Amerikan İslam Merkezinde (the American Islamic Center)
gerçekleşti.


Kol Ami
Yahudi Tapınağından Haham Norman T. Roman; “Ortak hedeflerimiz ve ortak
tarihimiz var. Saygı ve anlayış için her iki tarafın da daha fazla çalışması
gerektiğini anlamış bulunuyoruz.” diyerek düşüncelerini dile getiriyor.

www.kitapehli.com


5 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


Belçika/De
Morgen



islamic community center of laurel Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


Islamic
Community Center of Laurel’de Darwinizm’in Çöküşü ve Yaratılış Gerçeği
Konferansı – 18.04.2010


ABD

Amerika Maryland’da bulunan İslami bir merkez olan
Islamic Community Center of Laurel’de Sayın Adnan Oktar’ın temsilcileri
18 Nisan 2010 tarihinde “Darwinizm’in Çöküşü ve Yaratılış Gerçeği Konferansı”
başlıklı bir konferans verdi. Yaklaşık 50 kişilik bir öğrenci grubu dinleyici
olarak katıldı.



http://www.Allahinsonsuzgucu.com/

http://www.dunyadanyankilar.com/konferansDetay.php?konferansId=340

http://dunyadanyankilar.com/konferansDetay.php?konferansId=344


6 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün13 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


BÖLGEDE
BENZERİNİZ YOK

ABD’li ünlü
stratejist, Stratfor’un Başkanı George Friedman, Türkiye’nin bölgesindeki
gücünü artırmaya başladığını ve 2040 yılına kadar Osmanlı toprakları üzerinde
yeniden hakimiyet sağlayacağını söyledi. Bu iddiayı ortaya atan kişi
sıradan bir kişi olsaydı, bu gazetede elbette görüşlerine yer verilmeyecekti.
Ama Türkiye’nin yeniden imparatorluk kuracağını öngören bu kişi, ABD’nin en
önemli stratejik araştırma merkezlerinden biri olan Stratfor’un başındaysa ve
kişi ABD Savunma Bakanlığı’na yakınlığı ile biliniyorsa söylediklerine biraz
kulak kabartmak lazım.
“TÜRKİYE’NİN ESKİ OSMANLI COĞRAFYASINDA KURACAĞI
EGEMENLİĞİN İZLERİNİ ŞİMDİDEN GÖREBİLİRSİNİZ” diyen Friedman,”süreç zaten
başladı. Eğer islam coğrafyasına bakarsanız, Türkiye’nin bu ülkelerdeki
ağırlığının giderek arttığını görebilirsiniz. Bölgeyi domine etmeye
başladı bile. Balkanlar’da ise Arnavutluk ve hatta Sırbistanla ilişkileri
gelişiyor. Kafkasya’da ise Gürcistan ve Azerbaycan ile güçlü bir ittifak
kurdu. Gelecekte olmasını öngördüğüm şeylerin şu anda gelişmekte olduğunu
görüyorum” diyor. Friedman’a göre Türkiye doğası gereği lider bir ülke. ‘BÖLGEDE
BENZERİNİZ YOK’
Friedman, “Türkiye’nin iki karakteristik özelliği var.
Canlı bir ekonomiye ve çok güçlü orduya sahip. Dünyanın en büyük 17′nci
ekonomisine sahipsiniz. 2020′ye kadar 10′uncu sıraya çıkmanızı bekliyorum.
Büyük bir orduya ve güçlü hava kuvvetlerine sahipsiniz. Coğrafik yapınız en
önemli avantajınız. Kısacası, bölgesel güç olmak için gerekli her şey
Türkiye’de mevcut ve bölgede başka benzeriniz yok” diyor.
Sabah
Gazetesi

http://www.kurandadua.com/


http://www.turkislambirliginecagri.com/7.html, 4 Mart
2009


7 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Günresim12 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün




HABİR




Herşeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar


Ey iman edenler, Allah’tan
korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah’tan korkun. Hiç
şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Haşr Suresi, 18)


İnsan zaman ve mekanla sınırlı
bir varlıktır. Başka bir kişi tarafından aktarılmadıkça ancak kendi bulunduğu
yerde, zamanda gelişen olaylardan haberdar olabilir. Bulunduğu zaman ve
mekanın dışına çıkarak olayları değerlendirmesi asla mümkün değildir. Bu da
insanın en büyük acizliklerinden biridir.


Oysa insanı yaratan Allah,
zaman ve mekanın da Yaratıcısı’dır; dolayısıyla bu kavramlara bağımlı
değildir. Zamandan ve mekandan münezzeh olan Allah doğal olarak zamanın ve
mekanın kapsadığı yani kainatta gerçekleşen her olaydan da haberdardır.
(www.sakinunutmayin.com) Öyle ki içinde yaşadığımız Samanyolu Galaksisi’nden
milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan bir galakside kaç yıldız bulunduğunu,
hangi gök cisminin hangi yörüngeyi takip ettiğini de bilir, içinde yaşadığımız
dünyada toprağın altında yerin üzerine çıkmaya çalışan filizlenmiş bir tohumun
bilgisini de… Ayrıca Allah şu ana kadar yaşamış olan, şu an yaşayan ve
bundan sonra yaşayacak olan tüm insanların da hayatlarının her saniyesinin
bilgisine sahiptir.


Kimin ne
zaman, nerede doğduğu ve öldüğü, yaşamı süresince neler yaptığı, hangi amaçlar
uğruna çaba harcadığı, hatta ne zaman güldüğü, ne zaman ağladığı gibi tüm
detaylar O’nun bilgisi dahilindedir. Çünkü O tümünün Yaratıcısı’dır. Üstelik
bu insanların her an yaptıkları işlerin yanında, kalplerinden geçirdikleri tüm
bilgiler de Allah’tan gizli kalmaz. Allah insanların içlerinden geçirdikleri,
niyet edip uygulamadıkları, gizlice tasarladıkları herşeyden haberdardır. (www.AdnanOktarroportajlari.com)


8 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


13.. Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


Dünyanın en güzel yönü Allah’ı sevmektir

ADNAN
OKTAR:
Bu
kovalamaca içerisinde yine de dünyaya çok meraklı oluyor birçok insan. Sanki
dünyadan çok acayip bir şey kazanacaklarmış gibi. Dünyada bir şey yok.
Dünyanın en güzel yönü Allah’ı sevmektir, Allah aşkıdır, tutkuyla Allah’a
bağlanmaktır, Allah’ın hükümlerini, Kuran’ın hükümlerini çok sevmektir.
Allah’ın hükümlerini yapmak çok lezzetlidir yerine getirmek. Dinden taviz
vermemek mesela çok zevklidir. Kuran’dan asla taviz vermemek çok zevkli bir
olaydır. Kuran’a sıkı sıkıya sarılmak çok zevklidir. Ayrı bir derinliği
vardır, ayrı bir özel zevki vardır, Müslümanların bildiği özel bir zevktir. Allah’ı aşk ile tutkuyla sevmek zaten muazzam bir nimettir ve aşkla
tutkuyla Allah sevildiğinde insanları da o zaman biz aşkla tutkuyla, Allah
rızası için severiz. Allah’ın tecellisi olarak severiz. O zaman da o bizde
derin ve şiddetli etki meydana getirir. Yoksa insanda bir şey yok ki. Yani
protein, kemik, bağırsak, karaciğer, dalaktan falan oluşmuş bir et yığını, bir
şey yok insanda. Allah’ın tecellisi olduğu için bu kadar şiddetli seviyoruz.
Bu tutkunun nedeni Allah’ın tecellisi olmasıdır. Allah çünkü bize insan
şeklinde tecelli ediyor beynimizde, bu şekilde görüyoruz. Allah’ı
sevdiğimiz için, insanı seviyoruz biz. Yoksa öbür türlü insan bizim için
hiçbir şey ifade etmez, dünya da hiçbir şey ifade etmezdi. Denizler bizi
korkuturdu, dağlar korkuturdu hatta insan da korkuturdu. İnsanı
gördüğünde insan kaçacak yer arardı. Yani hiçbir şey ifade etmeyecekti.
Allah’ı sevdiğimiz için, içimizdeki bu aşk ve tutku duygusu şiddetli olarak
ruhumuzda var. Çünkü Allah sonsuz güzel, bize de sonsuz aşk ruhu vermiştir. O
devreye girdiğinde mümin olduğunda şahıs, cenneti aşkla seviyor. Cennetin
ağaçlarını aşkla seviyor, Cennetin bitkilerini, insanlarını oradaki
vildanları, hurileri hepsini aşkla seviyor, Allah aşkıyla seviyor. Ondan
dolayı çok zevk alıyor. Yoksa bir dinsizi götürsen cennete koysan sıkılır adam
bunalır. Cennet köşkleri onun için hiçbir şey ifade etmez. Cennetteki
insanlardan da rahatsız olur. Ancak imanla bu zevkli oluyor.

http://www.harunyahyakulliyati.com/


10 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün



13.... Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün

ARAP ALEMİNDE DARWİNİST FİTNE

Müslüman
ülkeler 20. yüzyılda İslam ahlakıyla yönetilmemiştir. Sitede verilen
örneklerde de görülmektedir ki yönetim kadroları Darwinist, komünist ve
totaliterdir. Askeri kadrolar komünist eğitimden geçmiştir. Yani Müslüman
olmalarına rağmen Sovyetler Birliği ya da Doğu Bloğu ülkelerinden herhangi bir
farklılıkları yoktur. Bölgenin geri kalmışlığının sebebi de, yıllardır
Darwinist-materyalist çevrelerce telkin edilmeye çalışıldığı gibi İslamiyet
değil, bu komünist zihniyet nedeniyle İslam ahlakının yaşanamamış olmasıdır.
Bugün Arap dünyasında yönetimi elinde bulunduran kadrolar ve halk, bu
Darwinist, komünist eğitimin etkisinden yeni yeni kurtulmaktadır. Darwinizm’in
yaklaşık 150 yıl süren egemenliğinin sona ermesi ve bütün iddialarının
çürütülmesinin ardından tüm dünyada olduğu gibi Arap dünyasında da imani bir
uyanış başlamıştır.



www.arapalemindedarwinistfitne.com/


9 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün

Üç yıl önce ”küresel ısınma var” diyen NASA, şimdi ”Sellere
alışın” diyor

Ne Demişti

Ne Oldu


Kral Karadeniz TV, 13 Şubat 2009

Adnan Oktar:Bakın, Mehdi’nin olduğu yerde bereket
vardır, söyleyeyim. Günlerden beri yağmur devam ediyor. Buna ben
dikkat çektim. Bu metafizik bir olaydır. Olağanüstü olaydır.

Küresel ısınma teorilerine göre, hiçbir şekilde bu yağmurun
yağmaması, hatta bu sene daha da azalması gerekiyordu. Geçen seneden
daha az olması gerekiyordu. Geceli gündüzlü yağmur yağıyor. Allah,
onları küçük düşürdü. Önce yağmuru kesti, Mehdi’nin çıkış
alametidir.
Sonra da muazzam güzellikte, böyle hoş bir
üslupta yağmur yağdırıyor Allah.



Tempo TV, 1 Ocak 2010


Adnan Oktar:Ben dedim ki, kardeşim dedim
yağmurların kesilmesi ahir zamanda Hz. Mehdi (as)’nin alametidir. Ve
aynı dönemde bir kuyruklu yıldız çıkacağı belirtiliyor, Lulin
kuyruklu yıldızı, aynısıyla Peygamber Efendimiz (s.a.v) 1400 yıl
öncesinden Lulin kuyruklu yıldızını bildirmiştir. Bu dönemde
yağmurlar kesilecek diyor, kuyruklu yıldızın çıktığı dönemde. Ve
aynı dönemde de ekonomik krizden bahsediliyor. Ekonomik kriz de
oldu, 2007’de. Ve yağmurlar da kesildi.
HADİSLERDE DİYOR Kİ
ARKASINDAN DA YAĞMURLARIN KESİLMESİ BİRKAÇ YIL DEVAM EDECEK DİYOR,
SONRA ANİDEN FAZLA YAĞMUR YAĞACAK. BU SEFER DE, FAZLA YAĞMURDAN
İNSANLAR ŞİKAYETÇİ OLACAK DİYOR.
Türkiye’de biliyorsun, sel
oldu ve insanlar fazla yağmurdan şikayetçi oldular.
Ve BÜTÜN
BARAJLAR ÇAKA ÇAKA DOLDU. HATTA BARAJ KAPAKLARI AÇILDI.
Diyorlardı ki, işte küresel ısınma var, artık bundan sonra yağmur
yağmaz. Ne yapalım, çakmak yakmayın, işte ne bileyim ateş yakmayın,
deodorant kullanmayın gibi şeyler söylüyorlardı. Bunların bir espri
olduğunu anlamış olduk. Dolayısıyla hadisin dediği doğru çıktı.
Bilim adamlarının dediği yanlış çıktı.

NASA üç
yıl önce “Küresel ısınma var” diyordu



kureselisanma eng190810 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


14 Şubat 2007 tarihli haberde Nasa’nın araştırmasına göre küresel
ısınmanın kuraklığı arttıracağı açıklandı.

İklimin tarihi kayıtları ile güneşin gücündeki değişikliklerin
etkilerini kıyaslayan araştırmacılar, gelecekteki daha sıcak bir
iklimin, eskiden kuraklık olan bölgelerde yine kuraklığa sebep
olacağı ama çok daha da şiddetli bir kuraklık olacağı sonucuna
vardılar.



TGRT Haber, 19 Ağustos 2010




NASA şimdi “Sellere alışın” diyor


kureselisanma tgrthaber190810 Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri Güncel Makalesi 13. Gün


Harun Yahya - Ne Demişti, Ne Oldu?

Ne Demişti, Ne Oldu? listesi için tıklayın

Popularity: 1% [?]

Ramazan sohbetleri BELGESEL – 2010 (Gün 13)

23 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Ramazan sohbetleri – 2010 (Gün 13)
Mübarek Ramazan Ayı’nda (Ağustos – Eylül 2010) tüm Türkiye’deki yerel televizyonlarda yayınlanmak üzere hazırlanan “Ramazan Sohbetleri” isimli bu programın hazırlanmasında Harun Yahya’nın eserlerinden faydalanılmıştır.

Popularity: 1% [?]

Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri'nin, Adnan Oktar Hakkındaki Sohbeti

DEVAMINI BURDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.