• AnaSayfa
  • SİTE HAKKINDA
  • SORU GÖNDER
  • YAZAR HAKKINDA
  • WEB ARŞİVİ
  • SİTELERİMİZ
  • CANLI YAYIN
  • ÜYELİK

Hz. Mehdi (a.s.) ve İttihad-ı İslam

 

Download (DOC)
Online Oku
Download (PDF)
Kitabı satın alın

Risale-i Nur’da Mehdiyet’in Anlatıldığı Bölümler

1. Önceki Mehdiler ahir zamanın büyük Mehdisi ünvanını almamışlardır

Said-i Nursî imzalı “Tekbirâtü’l-Huccac fî Arafat” baÅŸlıklı mektupta, “Nurun ehemmiyetli bir kısım ÅŸakirtleri pek musırrâne olarak (ısrarla ve inatla) âhirzamanda gelen âl-i Beytin büyük bir mürÅŸidi seni zannediyorlar. Sen de onların fikirlerini musırrâne (ısrarla) kabul etmiyorsun, çekiniyorsun. Bu bir tezattır. Hallini isteriz” diye sormaları sebebiyle, onlara cevap olmak üzere, BUNDAN SONRA GELECEK MEHDÃŽ-İ RESULÜN, temsil ettiÄŸi kudsî cemaatin ÅŸahs-ı mânevîsinin üç vazifesi olduÄŸu, bunların imanı kurtarmak, hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) (Müslümanların manevi lideri) ünvanıyla ÅŸeâir-i İslâmiyeyi ihyâ etmek ve inkılâbât-ı zamaniye ile çok ahkâm-ı Kur’âniyenin ve ÅŸeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) kanunlarının bir derece tâdile uÄŸramasıyla O ZÂT, bu vazife-i uzmâyı yapmaya çalışır. Nur ÅŸakirtleri birinci vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur’da gördüklerinden, ikinci, üçüncü vazifeleri de, buna nisbeten ikinci, üçüncü derecededir diye, Risale-i Nur’un ÅŸahs-ı mânevîsini haklı olarak bir nevi mehdi telâkki ediyorlar. Bir kısmı, o ÅŸahs-ı mânevînin bir mümessili olan bîçare tercümanını zannettiklerinden, bazan o ismi ona da veriyorlar. Hattâ, evliyanın bir kısmı, keramet-i gaybiyelerinde Risale-i Nur’u aynı o âhir zamanın hidâyet edicisi olduÄŸu, bu tahkikatla teville anlaşılır diyorlar.

İki noktada bir iltibas (karıştırma) var; tevil lâzımdır.

Birincisi: âhirde iki vazife, gerçi hakikat noktasında birinci vazife derecesinde değiller. Fakat hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) ve ittihad-ı İslâm avamda ve ehl-i siyasette, hususan bu asrın efkârında o birinci vazifeden bin derece geniş görünüyor. Gerçi her asırda hidayet edici bir nevi mehdî ve müceddid geliyor ve gelmiş. Fakat herbiri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibarıyla, ÂHİRZAMANIN BÜYÜK MEHDÎSİ , ÜNVANINI ALMAMIŞLAR. 

İkincisi: ÂHİR ZAMANIN O BÜYÜK ÅžAHSI, ÂL-İ BEYT’TEN OLACAK. Gerçi mânen ben Hazret-i Ali’nin (r.a.) bir veled-i mânevîsi hükmündeyim. Ondan hakikat dersini aldım. Ve âl-i Muhammed (a.s.m.) bir mânâda hakikî Nur ÅŸakirtlerine şâmil olmasından, ben de âl-i Beytten sayılabilirim. Fakat Nurun mesleÄŸinde hiçbir cihette benlik, ÅŸahsiyet, ÅŸahsî makamları arzu etmek, ÅŸan ve ÅŸeref kazanmak olmaz. Nurda ihlâsı bozmamak için uhrevî makamat dahi bana verilse, bırakmaya kendimi mecbur bilirim diye, yarı muvafakat ÅŸeklinde bir cevap verilmekte ve bu mehdîlik teklifi açık ve kesin olarak reddedilmemektedir. (Åžualar, 14. Åžua, sf. 381, 382)

2. 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib sanmışlar

Kur’an “Kıyamet yaklaÅŸtı, ay yarıldı. (Kamer Sûresi: 1.) ” der. “Kıyamet yakındır” ferman ediyor. Bin bu kadar sene geçtikten sonra gelmemesi, yakınlığına halel vermez. Zira kıyamet, dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nisbeten bin veya ikibin sene, bir seneye nisbetle bir-iki gün veya bir-iki dakika gibidir. Saat-ı Kıyamet yalnız insaniyetin eceli deÄŸil ki, onun ömrüne nisbet edilip baîd (uzak) görülsün. İşte bunun içindir ki, Hakîm-i Mutlak, kıyameti mugayyebat-ı hamseden olarak ilminde saklıyor. İşte bu ibham (bilinmezlik) sırrındandır ki, her asır, hattâ asr-ı hakikatbîn olan Asr-ı Saadet dahi daima kıyametten korkmuÅŸlar. Hattâ bazıları, “Åžeraiti hemen hemen çıkmış” demiÅŸler. İşte bu hakikatı bilmeyen insafsız insanlar derler ki: “Âhiretin tafsilatını ders alan müteyakkız kalbli, keskin nazarlı olan sahabelerin fikirleri, niçin 1000 sene hakikattan uzak olarak fikirleri düşmüş gibi, İstikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib zannetmiÅŸler.”

Elcevab: Çünki Sahabeler, feyz-i sohbet-i nübüvvetten herkesten ziyade dâr-ı âhireti düşünerek, dünyanın fenasını bilerek, kıyametin ibham-ı vaktindeki hikmet-i İlahiyeyi anlayarak ecel-i ÅŸahsî gibi dünyanın eceline karşı dahi daima muntazır bir vaziyet alarak, âhiretlerine ciddî çalışmışlar. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm “Kıyameti bekleyiniz, intizar ediniz” tekrar etmesi, ÅŸu hikmetten ileri gelmiÅŸ bir irÅŸad-ı Nebevîdir. Yoksa vuku-u muayyene dair bir vahyin hükmüyle deÄŸildir ki, hakikattan uzak olsun. İllet ayrıdır, hikmet ayrıdır. İşte Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bu nevi sözleri hikmet-i ibhamdan  ileri geliyor. Hem ÅŸu sırdandır ki; HZ. MEHDİ (A.S.), SÜFYAN GİBİ ÂHİRZAMANDA GELECEK EÅžHASLARI çok zaman evvel hattâ Tâbiîn zamanında onları beklemiÅŸler, yetiÅŸmek emelinde bulunmuÅŸlar. Hattâ bazı ehl-i velayet “Onlar geçmiÅŸ” demiÅŸler. İşte bu da, kıyamet gibi, hikmet-i İlahiye iktiza eder ki; vakitleri taayyün etmesin. Çünki her zaman, her asır, kuvve-i maneviyenin takviyesine medar olacak ve yeisten kurtaracak “Mehdi” manasına muhtaçtır. Bu manada, her asrın bir hissesi bulunmak lâzımdır. Hem gaflet içinde fenalara uymamak ve lâkaydlıkta nefsin dizginini bırakmamak için, nifakın başına geçecek müdhiÅŸ ÅŸahıslardan her asır çekinmeli ve korkmalı. EÄŸer tayin edilseydi, maslahat-ı irÅŸad-ı umumî zayi’ olurdu.

3. Hz. Mehdi (as)’ın 3 büyük vazifesi olacak

Aziz, sıddık kardeşlerim,

Evvela: Nurun ehemmiyetli ve çok hayırlı bir ÅŸakirdi, çokların namına benden sordu ki: “Nurun halis ve ehemmiyetli bir kısım ÅŸakirtleri, pek musırrane olarak (ısrarla), ahir zamanda gelen Al-i Beytin büyük bir mürÅŸidi seni zannediyorlar ve o kadar çekindiÄŸin halde onlar ısrar ediyorlar. Sen de bu kadar musırrane onların fikirlerini kabul etmiyorsun, çekiniyorsun. Elbette onların elinde bir hakikat ve kat i bir hüccet var ve sen de bir hikmet ve hakikate binaen onlara muvafakat etmiyorsun. Bu ise bir tezattır, herhalde hallini istiyoruz.”

Ben de bu zatın temsil ettiği çok mesaillere cevaben derim ki: O has Nurcuların ellerinde bir hakikat var. Fakat iki cihette bir tabir ve tevil lazım.

BİRİNCİSİ : Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi, Mehdi-i Al-i Resulün temsil ettiği kudsi cemaatinin şahs-ı manevisinin üç vazifesi var. Eğer çabuk kıyamet kopmazsa ve beşer bütün bütün yoldan çıkmazsa, o vazifeleri onun cemiyeti ve seyyidler cemaati yapacağını rahmet-i İlahiyeden bekliyoruz. VE ONUN ÜÇ BÜYÜK VAZİFESİ OLACAK :

Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutuyla ve maddiyun ve tabiiyyun taunu, beşer içine intişar etmesiyle, herşeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak bir tarzda imanı kurtarmaktır.

Ehl-i imanı dalaletten muhafaza etmek ve bu vazife hem dünya, hem herÅŸeyi bırakmakla, çok zaman tedkikat ile meÅŸguliyeti iktiza ettiÄŸinden, HAZRET-İ MEHDİ’NİN, o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade edemez . Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki saltanatı, onunla iÅŸtigale vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek.

O zât , o taifenin uzun tedkikatı (o topluluğun uzun araştırmaları, incelemeleri) ile yazdıkları eseri KENDİNE hazır bir program yapacak , onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahib olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.

İkinci vazifesi : Hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) unvanıyla şeair-i İslamiyeyi ihya etmektir. Alem-i İslamın vahdetini nokta-i istinad edip beşeriyeti maddi ve manevi tehlikelerden ve gazab-ı İlahiden kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hadimleri, milyonlarla efradı bulunan ordular lazımdır.

Üçüncü vazifesi : İnkılabat-ı zamaniye ile çok ahkam-ı Kur’âniyenin zedelenmesiyle ve ÅŸeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) kanunları bir derece tatile uÄŸramasıyla, O ZAT , bütün ehl-i imanın manevi yardımlarıyla ve ittihad-ı islamın muavenetiyle ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhassa al-i beytin neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmayı yapmaya çalışır. Åžimdi hakikat-i hal böyle olduÄŸu halde, en birinci vazifesi ve en yüksek mesleÄŸi olan imanı kurtarmak ve imanı, tahkiki bir surette umuma ders vermek, hatta avamın da imanını tahkiki yapmak vazifesi ise, manen ve hakikaten hidayet edici, irÅŸad edici manasının tam sarahatini ifade ettiÄŸi için, Nur ÅŸakirtleri bu vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur da gördüklerinden, ikinci ve üçüncü vazifeler buna nisbeten ikinci ve üçüncü derecedir diye, Risale-i Nur’un ÅŸahs-ı manevisini haklı olarak bir nevi Mehdi telakki ediyorlar. O ÅŸahs-ı manevinin de bir mümessili, Nur ÅŸakirtlerinin tesanüdünden gelen bir ÅŸahs-ı manevisi ve o ÅŸahs-ı manevide bir nevi mümessili olan biçare tercümanını zannettiklerinden, bazan o ismi ona da veriyorlar. GERÇİ BU, BİR İLTİBAS VE BİR SEHİVDİR, FAKAT ONLAR ONDA MESUL DEĞİLLER. Çünkü ziyade hüsn-ü zan, eskiden beri cereyan ediyor ve itiraz edilmez. Ben de o kardeÅŸlerimin pek ziyade hüsn-ü zanlarını bir nevi dua ve bir temenni ve Nur talebelerinin kemal-i itikatlarının bir tereÅŸÅŸuhu gördüğümden, onlara çok iliÅŸmezdim. Hatta eski evliyanın bir kısmı, keramet-i gaybiyelerinde Risale-i Nur u aynı o ahir zamanın hidayet edicisi olduÄŸu diye keÅŸifleri, bu tahkikat ile tevili anlaşılır. Demek iki noktada bir iltibas var; tevil lazımdır.

Birincisi: Ahirdeki iki vazife, gerçi hakikat noktasında birinci vazife derecesinde deÄŸiller; fakat hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) ve ittihad-ı İslam ordularıyla zemin yüzünde saltanat-ı İslamiyeyi sürmek cihetinde herkeste, hususan avamda, hususan ehl-i siyasette, hususan bu asrın efkarında, o birinci vazifeden bin derece geniÅŸ görünüyor. Ve bu isim bir adama verildiÄŸi vakit, bu iki vazife hatıra geliyor; siyaset manasını ihsas eder, belki de bir hodfuruÅŸluk (övünme) manasını hatıra getirir; belki bir ÅŸan, ÅŸeref ve makamperestlik ve şöhretperestlik arzularını gösterir. Ve eskiden beri ve ÅŸimdi de çok safdil ve makamperest zatlar, Mehdi olacağım diye dava ederler. GERÇİ HER ASIRDA HİDAYET EDİCİ, BİR NEVİ MEHDİ VE MÜCEDDİD GELİYOR VE GELMİŞ. FAKAT HERBİRİ, ÜÇ VAZİFELERDEN BİRİSİNİ BİR CİHETTE YAPMASI İTİBARIYLA, AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİ UNVANINI ALMAMIÅžLAR. Hem mahkemede Denizli ehl-i vukufu, bazı ÅŸakirtlerin bu itikatlarına göre, bana karşı demiÅŸler ki: “EÄŸer Mehdilik dava etse, bütün ÅŸakirtleri kabul edecekler.” 
Ben de onlara demiÅŸtim: “Ben, kendimi seyyid bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. HALBUKİ AHİR ZAMANIN O BÜYÜK ÅžAHSI, Al-i Beytten olacaktır. Gerçi manen ben Hazret-i Ali nin (r.a.) bir veled-i manevisi hükmünde ondan hakikat dersini aldım ve Al-i Muhammed Aleyhisselam bir manada hakiki Nur ÅŸakirtlerine ÅŸamil olmasından, ben de Al-i Beytten sayılabilirim. Fakat bu zaman ÅŸahs-ı manevi zamanı olmasından ve Nurun mesleÄŸinde hiçbir cihette benlik ve ÅŸahsiyet ve ÅŸahsi makamları arzu etmek ve ÅŸan ÅŸeref kazanmak olmaz; ve sırr-ı ihlasa tam muhalif olmasından, Cenab-ı Hakka hadsiz şükür ediyorum ki, beni kendime beÄŸendirmemesinden, ben öyle ÅŸahsi ve haddimden hadsiz derece fazla makamata gözümü dikmem. Ve Nurdaki ihlası bozmamak için, uhrevi makamat dahi bana verilse, bırakmaya kendimi mecbur biliyorum” dedim, o ehl-i vukuf sustu. (EmirdaÄŸ Lâhikası, Dahiliye Vekili İle Bir Hasbihalden Bir Parçadır, sf. 266-267)

 

Åžubat 11, 2012 in manset
Adnan Oktar'a Soru gönder
  • YENİ KONULAR
  • SORULARINIZ
  • WEB ARŞİVİ
  • EVRİMCİ HURAFEYE SON programı

    EVRİMCİ HURAFEYE SON programı

    TARİH: Şubat 20, 2012
  • Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (10 Åžubat 2012; 14:00)

    Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (10 Åžubat 2012; 14:00)

    TARİH: Şubat 11, 2012
  • Hz. Mehdi (a.s.) ve İttihad-ı İslam

    Hz. Mehdi (a.s.) ve İttihad-ı İslam

    TARİH: Şubat 11, 2012
  • Ahir Zamanda gerçekleÅŸen Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametleri

    Ahir Zamanda gerçekleÅŸen Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametleri

    TARİH: Şubat 13, 2012
  • Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (20 Åžubat 2012; 14:00)

    Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (20 Åžubat 2012; 14:00)

    TARİH: Şubat 20, 2012
  • Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Risale-i Nur Külliyatında Hz. Mehdi (as)'ın kendisinden daha sonra geleceÄŸini açık bir ÅŸekilde ifade etmiÅŸtir

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Risale-i Nur Külliyatında Hz. Mehdi (as)’ın kendisinden daha sonra geleceÄŸini açık bir ÅŸekilde ifade etmiÅŸtir

    TARİH: Şubat 13, 2012
  • http://kurandaevrimyok.com

    http://kurandaevrimyok.com

    TARİH: Şubat 13, 2012
  • Ahir Zaman ve Mehdiyetle İlgili Sitelerimiz

    Ahir Zaman ve Mehdiyetle İlgili Sitelerimiz

    TARİH: Nisan 29, 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Åžubat 2012
  • Ayhan Rahimli: Selam Aleykum Canım Hocam. Nasılsın...
  • AYKUT DEMİR: ESSELAMU ALEYKÜM VE RAHMETULLAHİ VE...
  • YOZGATLI MUTO: SAYIN ADNAN HOCAM PEYGAMBER EFENDİM...
  • YOZGATLI MUTO: DEGERLİ ADNAN HOCAM YAYINLARINIZDA ...
  • AHMET İNAN: Selamun Aleyküm sayın Adnan Oktar h...
  • ilhan: sayın hocam ALLAH sizi başımızdan e...
  • GAZİ MEHMET: SELAMÜN ALEYKÜM ADNAN HOCAM PROGRAM...

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN

Twitter

FOSİLLER

etiketler

    A9 Adnan Oktar Ahir Ahmet Yasin Aile Allah Andan Ankara Arslan Bala Bereket Beslen Bey Bir Bu Cambria Deki Devlet Efendi Eserleri Gelen Hakim Hala Harun Yahya Hizmet Huzur Hz Hz Muhammed Iman Insan Irak Islam Ismi Kastamonu Kendi Ki Kuran Mehdi Nbsp Nin Nogay Peygamberimiz Risale I Nur Rusya Federasyonu Sans Serif Veren Yapan Yazar Yeni Zaman

DUYURULAR

YENİ SİTE:http://www.bediuzzamananlatiyor.com/

YENİ SİTE:http://www.bediuzzamananlatiyor.com/

Mayıs 03, 2012   0

Ahir Zaman ve Mehdiyetle İlgili Sitelerimiz

Ahir Zaman ve Mehdiyetle İlgili Sitelerimiz

Nisan 29, 2012   0

Yeni Site:http://www.sahsimaneviyanilgilari.com/

Yeni Site:http://www.sahsimaneviyanilgilari.com/

Mart 05, 2012   0

http://www.gecesohbetleri.com/

http://www.gecesohbetleri.com/

Åžubat 25, 2012   0

Sohbetler

Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (6 Mart 2012; 22:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (5 Mart 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (4 Mart 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (3 Mart 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (2 Mart 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (1 Mart 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (29 Åžubat 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (28 Åžubat 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (27 Åžubat 2012; 21:00)
Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbeti (26 Åžubat 2012; 13:00)

AhirZaman Alametleri

2007 yılında bombalanan BaÄŸdat Köprüsü, Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametlerindendir
Irak’da meydana gelen olaylar Hz. Mehdi (a.s.)’ın geliÅŸ alametlerindendir
Zamanın kısalması Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametidir
Ahir zamanda Åžam ve Mısır meliklerinin öldürülmesi Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametlerindendir.
2011 yılında gerçekleÅŸen büyük olaylar Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametlerindendir
Dünyada büyük bir ekonomik krizin olması Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametidir.
Mısır’da son dönemde gerçekleÅŸen olaylar Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametidir.
Ahir Zaman’da Afganistan’ın iÅŸgali Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametlerindendir.
Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışından önce, tozlu dumanlı bir fitne görülecektir.
Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametleri: Fırat’ın suyunun kesilmesi

Kısa Flimler

Büyük İslam Alimi Taberi, Hz. İsa (a.s)’ın yeryüzüne ikinci kez geleceÄŸini anlatıyor
Åžeyh Nazım Kıbrisi Hazretleri’nin “manevi oÄŸlum” dediÄŸi Sayın Adnan Oktar ile ilgili son konuÅŸması
Peygamberimiz Hz. Muhammed (Sav) hadislerinde Türk Milletine dikkat çekmiştir
Hadislerde geçen OrtadoÄŸu’daki Petrol kuyuları
Peygamberimiz (sav) Åžam’ın Haresta bölgesindeki olayları Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alameti olarak bildiriyor
Åžeyh Ahmed Yasin diyor ki; “Hz. Mehdi (a.s.) hayatta”
Tevrat’ta Hz. Mehdi (a.s.)
Hüseyin Hilmi Işık Hocamızın Mehdiyet Hakkında Açıklamaları
Åžeyh Ahmet Yasin Hazretleri diyor ki: ”Tarih tekerrürden ibarettir Hz. Muhammed (sav) zamanında yaÅŸanan olaylar, Hz. Mehdi (as) zamanında da yaÅŸanacaktır”
Åžeyh Ahmet Yasin Hazretleri diyor ki: ”Peygamberimiz (sav)’in soyu, babası Abdullah’tan Adnan’a kadar ittifakla sabittir ve bunda hiçbir ihtilaf yoktur”

Harun Yahya International @ 2009 AhirzamanSohbetleri.com.  Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koÅŸuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoÄŸaltabilirsiniz.

Adnan Oktar'a Soru gönder


Sorunun Kopyası İçin

Soru Gönder Harun Yahya